- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Mesajlar
- 342.210
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 597
- Puan
- 113
- Yaş
- 36
- Konum
- Adana
- Web sitesi
- forumsitesi.com.tr
- Credits
- 39
- Meslek
- Webmaster
DDoS Saldırısı Nedir? İnternet Dünyasının Trafik Kâbusu
Hepimizin başına gelmiştir: Tam en sevdiğiniz dizinin yeni bölümünü izleyecekken, önemli bir online alışveriş yapacakken ya da acil bir bilgiye ulaşmaya çalışırken o site bir türlü açılmaz. Sayfa döner durur, "sunucu bulunamadı" hatası verir ve canınız sıkılır. İşte bazen bu can sıkıcı durumun arkasında siber dünyada "DDoS saldırısı" olarak bilinen bir olay yatıyor olabilir. Peki, nedir bu DDoS ve neden bizim internet deneyimimizi altüst edebiliyor? Gelin, bu konuya daha yakından bakalım.DDoS Saldırısı Dedikleri Tam Olarak Nedir?
DDoS, İngilizce "Distributed Denial of Service" kelimelerinin kısaltmasıdır ve Türkçeye "Dağıtık Hizmet Engelleme" olarak çevrilebilir. Kulağa biraz teknik gelse de, aslında mantığı oldukça basit.
Şöyle düşünün: Çok popüler bir mağazanın kapısında yüzlerce, hatta binlerce kişi aynı anda içeri girmeye çalışıyor. Mağazanın kapısı belli bir sayıda insanı aynı anda alabilir. Eğer kapasitesinin çok üzerinde bir kalabalık yüklenirse ne olur? İçerideki müşteriler rahat alışveriş yapamaz, yeni müşteriler içeri giremez ve mağaza bir süreliğine hizmet veremez hale gelir, değil mi?
İşte DDoS saldırısı da tam olarak bunu yapar. Saldırganlar, hedefledikleri bir web sitesine veya online hizmete, binlerce farklı bilgisayardan (bunlara genellikle farkında olmadan ele geçirilmiş "zombi" bilgisayarlar da dahildir) aynı anda aşırı miktarda sahte istek gönderir. Sunucunun kaldırabileceğinden çok daha fazla istek geldiği için sunucu yavaşlar, hatta tamamen kullanılamaz hale gelir. Yani, meşru kullanıcılar – yani siz – o siteye erişemezsiniz.
Peki, Neden Böyle Bir Şey Yaparlar ki?
Saldırganların DDoS saldırısı düzenlemesinin pek çok farklı nedeni olabilir:
- Rekabet: Bir şirketin, rakip bir şirketin web sitesini erişilmez hale getirerek kendine avantaj sağlamaya çalışması.
- Protesto (Hacktivizm): Belirli bir kurumun veya düşüncenin eylemlerini protesto etmek amacıyla dikkat çekmek.
- Fidye: "Sitenizi tekrar erişilir hale getirmemizi istiyorsanız şu kadar para ödeyin" gibi tehditlerle para sızdırmaya çalışmak.
- Siber Zorbalık veya İntikam: Kişisel bir nedenden dolayı bir siteyi hedef almak.
- Dikkat Dağıtma: Daha büyük bir siber saldırıyı (örneğin veri hırsızlığı) gizlemek için DDoS saldırısını bir sis perdesi olarak kullanmak.
Genel bir internet kullanıcısı olarak DDoS saldırılarının doğrudan hedefi siz olmayabilirsiniz, ancak etkilerini kesinlikle hissedersiniz:
- Günlük kullandığınız bankacılık sitesi, haber portalı, sosyal medya platformu veya online oyun gibi hizmetlere erişemezsiniz.
- E-postalarınıza ulaşamayabilir, online işlemlerinizi gerçekleştiremeyebilirsiniz.
- Eğer bir hizmet kesintiye uğrarsa ve bu hizmet işinizle veya acil bir ihtiyacınızla ilgiliyse, bu durum size zaman ve potansiyel olarak para kaybettirebilir.
Bu Saldırılara Karşı Bir Şey Yapılıyor mu?
Elbette! Siber güvenlik uzmanları ve şirketler, DDoS saldırılarını tespit etmek, önlemek ve etkilerini azaltmak için sürekli olarak yeni yöntemler ve teknolojiler geliştiriyorlar. Özel güvenlik duvarları, trafik analiz sistemleri ve saldırı anında trafiği farklı sunuculara yönlendirme gibi çeşitli teknikler kullanılıyor. Ancak saldırganlar da yöntemlerini sürekli geliştirdiği için bu, bitmeyen bir mücadele.
Sonuç Olarak...
DDoS saldırıları, dijital dünyanın can sıkıcı ama maalesef gerçek bir parçası. Artık bir dahaki sefere favori web siteniz beklenmedik bir şekilde çöktüğünde, bunun arkasında yatan olası nedenlerden birinin de bu "trafik canavarları" olabileceğini biliyorsunuz. Neyse ki, interneti daha güvenli bir yer haline getirmek için çalışan uzmanlar var!