Son Konular

Farklı Inanç Ve Görüşteki Insanlarla Bir Arada Yaşama Ahlakı Nasıl Olmalıdır?

ZeberusZeberus doğrulanmış üyedir.

(¯´•._.• Webmaster •._.•´¯)
Yönetici
Katılım
27 Aralık 2022
Mesajlar
342.240
Çözümler
4
Tepkime puanı
637
Puan
113
Yaş
36
Konum
Adana
Web sitesi
forumsitesi.com.tr
Credits
1.439
Meslek
Webmaster
Harika bir soru. Farklı inanç ve görüşteki insanlarla bir arada yaşama ahlakı, İslam'ın evrensel mesajının ve ahlaki öğretilerinin merkezinde yer alan, günümüz dünyasında ise her zamankinden daha hayati bir konudur. İslam, bu konuda korku veya isteksiz bir "tahammül" değil, bilinçli, ilkeli ve proaktif bir "birlikte yaşama hukuku" ve ahlakı sunar.

Bu ahlakın temelini, Allah'ın bütün insanlığı onurlu bir varlık olarak yaratması oluşturur: "Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık..." (İsrâ, 17/70). Bu şeref, kişinin inancından veya görüşünden bağımsız olarak her insana Allah tarafından verilmiş bir haktır.

İşte bu temel üzerine inşa edilen bir arada yaşama ahlakının temel ilkeleri:



1. İnanç Özgürlüğünü Esas Almak



İslam, inancın kalbi bir eylem olduğunu ve zorlamayla, baskıyla asla gerçekleştirilemeyeceğini en net şekilde ortaya koyar.

  • "Dinde zorlama yoktur." (Bakara, 2/256) ayeti, bu konuda en temel ilkedir. İman, bir dayatma değil, bir tercih ve hidayet meselesidir.
  • "Sizin dininiz size, benim dinim banadır." (Kâfirûn, 109/6) ayeti ise, inanç farklılıklarının olduğu bir ortamda, herkesin kendi inanç alanına saygı duyulması gerektiğini belirten bir beyandır. Bu, bir "tanımazlık" değil, bir "tanıma" ve "sınırları kabul etme" ilkesidir.


2. Adalet: Herkes İçin Vazgeçilmez Hak



Adalet, bir arada yaşamanın temel direğidir ve Müslüman için muhatabının kimliğine göre değişmez.

  • Kur'an-ı Kerim, bu konuda en yüksek standardı belirler: "...Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun. Bu, takvaya daha yakındır..." (Mâide, 5/8). Bu, bir Müslümanın, sevmediği veya düşman olarak gördüğü bir kişiye veya topluluğa karşı bile adaletten ayrılmaması gerektiğini emreder.
  • Bu ilke; ticarette aldatmamayı, komşuluk hukukuna riayet etmeyi, mahkemede doğru şahitlik yapmayı ve kimsenin hakkını gasp etmemeyi kapsar. Muhatabın inancı ne olursa olsun, bu haklar korunmalıdır.


3. İhsan: Adaletin Ötesinde, İyilik ve Güzellikle Muamele



İslam, sadece adil olmayı değil, aynı zamanda proaktif bir şekilde iyilik yapmayı da teşvik eder. Bu, ihsan ahlakıdır.

  • Bu konudaki en net yol haritası şu ayettir: "Allah, sizinle din konusunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmaktan (birr) ve onlara adil davranmaktan (taksitû) sizi men etmez. Çünkü Allah, adil davrananları sever." (Mümtehine, 60/8).
  • Ayette geçen "birr" kelimesi, en üst düzeydeki iyiliği ifade eder ve anne-babaya yapılan iyilik için de kullanılan kelimedir. Bu, barış içinde yaşanılan gayrimüslim bir komşuya, iş arkadaşına veya vatandaşa hediye vermeyi, hasta olduğunda ziyaret etmeyi, yardıma ihtiyacı olduğunda koşmayı ve onlara karşı cömert olmayı kapsar.


4. Hürmet: Kutsala ve İnanca Saygı



Bir arada yaşamanın en hassas noktalarından biri, karşılıklı saygıdır.

  • İnançlara Hakaret Etmemek: Kur'an, bu konuda Müslümanları uyarır: "Onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek haddi aşıp Allah'a sövmesinler..." (En'âm, 6/108). Bu, farklı inançların kutsal kabul ettiği değerlere hakaret etmenin, toplumsal barışı dinamitleyecek bir fitneye yol açacağını öğretir.
  • İnsana Saygı: Her insan, Allah'ın bir sanatı olarak hürmete layıktır. Fikirlerini veya inançlarını onaylamasak bile, kişiliğine ve insanlık onuruna saygı göstermek esastır.


5. Diyalog ve Tanışma ("Li-teârafû")



Kur'an, insanlığın farklı kabileler ve milletler halinde yaratılmasının hikmetini "birbirleriyle tanışmaları" olarak açıklar (Hucurât, 49/13).

  • Bu "tanışma", ön yargıları kırmak, birbirinin kültürünü, değerlerini ve hassasiyetlerini öğrenmek için diyalog kurmayı gerektirir.
  • Amaç, tartışarak galip gelmek değil, anlayarak ve anlaşarak ortak bir yaşam alanı oluşturmaktır.


6. Sosyal İş Birliği: Ortak İyilik İçin Çalışmak



Farklı inanç ve görüşteki insanlar, yaşadıkları toplumun ortak sorunlarına karşı birlikte hareket etmelidir. Çevre kirliliğiyle mücadele, yoksullara yardım, mahalle güvenliğini sağlama, sosyal adalet için çalışma gibi konularda iş birliği yapmak, bir arada yaşama ahlakının en güzel yansımalarındandır.

Tarihteki En Güzel Örnek: Medine VesikasıPeygamber Efendimiz'in (s.a.v) Medine'ye hicret ettiğinde oradaki Müslümanlar, Yahudiler ve pagan kabilelerle imzaladığı Medine Vesikası, tarihin ilk anayasalarından biri olup bu ahlakın en somut örneğidir. Bu metin, her topluluğun kendi inanç ve hukuk sistemine göre yaşama hakkını güvence altına alan, ortak vatan savunmasında ise herkesi sorumlu tutan bir toplumsal sözleşmedir.

Sonuç olarak, İslam'ın bir arada yaşama ahlakı;

  • Pasif bir tahammül değil, aktif bir katılım ve iyiliktir.
  • Bir zayıflık değil, özgüvenli ve ilkeli bir duruştur.
  • Amacı insanları zorla değiştirmek değil, "farklılıklar içinde, adalet ve iyilik temelinde rahmet" olmaktır.
Müslümanın görevi, inancını ve değerlerini en güzel şekilde yaşayarak ve temsil ederek, çevresindeki herkes için bir güven ve esenlik kaynağı olmaktır.
 

İsrafın Dinimizdeki Yeri Ve Çevre Bilinci Ile Ilişkisi Nedir?

  1. Konular

    1. 1.280.301
  2. Mesajlar

    1. 1.676.638
  3. Kullanıcılar

    1. 31.569
  4. Son üye

Geri
Üst Alt