- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Mesajlar
- 342.240
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 636
- Puan
- 113
- Yaş
- 36
- Konum
- Adana
- Web sitesi
- forumsitesi.com.tr
- Credits
- 1.439
- Meslek
- Webmaster
Komşuluk, İslam'ın sadece sosyal bir tavsiye olarak değil, imanın bir gereği ve Allah'ın bir emri olarak gördüğü, ancak modern hayatta en çok erozyona uğrayan değerlerimizden biridir. Konuyu, dinimizdeki yeri ve günümüzdeki yansımaları olarak iki başlıkta ele alalım.
İslam, komşuluk ilişkilerine o kadar büyük bir önem atfeder ki, bu ilişkiyi imanın bir parçası ve ilahi bir emanet olarak tanımlar.
Dinimizin bu yüce ideallerine karşılık, günümüz modern hayatı, ne yazık ki komşuluk ilişkilerini tarihin en zayıf noktasına getirmiştir.
Bu gidişatı tersine çevirmek, yine bireylerin atacağı küçük adımlarla mümkündür:
Komşuluk İlişkilerinin Dindeki Yeri ve Önemi
İslam, komşuluk ilişkilerine o kadar büyük bir önem atfeder ki, bu ilişkiyi imanın bir parçası ve ilahi bir emanet olarak tanımlar.
- Cebrail'in Vasiyeti: Komşuyu Mirasçı SanmakBu konudaki en sarsıcı ve en meşhur rivayet şudur. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur:
"Cebrail bana komşuya iyi davranmayı o kadar ısrarla tavsiye etti ki, onu mirasçı kılacak sandım."Bu hadis-i şerif, komşu hakkının İslam'daki yerini tek başına anlatmaya yeterlidir. Bir meleğin, Allah katından sürekli olarak komşuluk hukukunu tavsiye etmesi, bu meselenin sıradan bir beşeri ilişki değil, doğrudan Allah katında önemsenen ilahi bir hak olduğunu gösterir. - Allah'ın Emri: Kur'an'da KomşulukNisâ Suresi'nde, Allah'a kulluk ve O'na ortak koşmamak emredildikten hemen sonra, iyilik yapılması gereken kimseler sayılırken anne-babadan ve akrabalardan sonra komşular zikredilir:
"...Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin..." (Nisâ Suresi, 4/36)Ayette geçen "yakın komşu" ve "uzak komşu" ifadeleri, bu hakkın sadece kapı komşusunu değil, daha geniş bir çevreyi kapsadığını; ayrıca din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın tüm komşulara karşı sorumlu olduğumuzu gösterir. - İmanın Bir GöstergesiPeygamberimiz (s.a.v), iyi bir komşu olmayı, Allah'a ve ahiret gününe imanın bir kanıtı olarak sunar:
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden, komşusuna eziyet etmesin.""Allah'a ve ahiret gününe iman eden, komşusuna ikramda bulunsun."Bu hadisler, komşuluk ilişkilerinin kalitesinin, kişinin imanının kalitesi hakkında bir fikir verdiğini ortaya koyar. Kötü bir komşu, imanında bir zafiyet taşıyor demektir. - Komşu Hakları Nelerdir?Dinimizdeki komşuluk hukuku sadece "zarar vermemek" üzerine kurulu pasif bir ilişki değil, "iyilik etmek" üzerine kurulu aktif bir ilişkidir. Bu haklar şunları kapsar:
- Güler yüz göstermek, selam vermek.
- Hasta olduğunda ziyaret etmek, bir derdi olduğunda teselli etmek, sevincini paylaşmak.
- Evinde pişen güzel bir yemekten bir tabak da ona ikram etmek.
- Yardıma ihtiyacı olduğunda (maddi veya manevi) el uzatmak.
- Gürültü, çöp gibi şeylerle ona eziyet vermemek.
- Onun yokluğunda evini, malını ve namusunu kendi emaneti gibi korumak.
Günümüzdeki Yansımaları: Yabancılaşan Komşuluklar
Dinimizin bu yüce ideallerine karşılık, günümüz modern hayatı, ne yazık ki komşuluk ilişkilerini tarihin en zayıf noktasına getirmiştir.
- Neden Uzaklaştık?
- Modern Şehirleşme ve Mimari: Geleneksel mahallelerin sıcak ve samimi dokusunun yerini, insanların birbirini tanımadığı devasa apartmanlar ve siteler aldı. Aynı apartmanda yıllarca yaşayıp birbirinin ismini bilmeyen, bir cenazeden veya düğünden haberdar olmayan milyonlarca insan oluştu.
- Bireysellik ve Yoğun Yaşam Temposu: "Ben" merkezli yaşam felsefesi ve yoğun iş temposu, insanları sosyal ilişkilerden uzaklaştırıp kendi küçük dünyalarına hapsetti. İnsanlar, komşularıyla ilgilenmeye ne zaman ne de enerji bulabiliyor.
- Teknolojinin Etkisi: Sanal dünyadaki "arkadaşlar", yan dairedeki gerçek komşunun yerini aldı. İnsanlar, fiziksel olarak yan yana ama ruhen kilometrelerce uzakta yaşıyorlar.
- Güvensizlik ve Yabancılaşma: Kimsenin kimseyi tanımadığı bu ortam, bir güvensizlik kültürü doğurdu. Kapılar daha sıkı kilitlenirken, kalpler arasındaki kapılar tamamen kapandı.
- Kaybolan Değerler ve SonuçlarıBu yabancılaşma, sadece nostaljik bir kayıp değildir; ciddi toplumsal sonuçları vardır:
- Yalnızlık: Özellikle yaşlılar, hastalar ve yalnız yaşayan insanlar için toplumdan tecrit olma anlamına gelir.
- Sosyal Desteğin Zayıflaması: Eskiden bir evde acil bir durum olduğunda ilk koşan komşusuydu. Bugün bu destek mekanizması neredeyse tamamen çökmüş durumda.
- Toplumsal Birlik Ruhunun Kaybı: Birbirine yabancı bireylerden oluşan bir toplum, zor zamanlarda dayanışma gösterme ve ortak hareket etme yeteneğini kaybeder.
Bu gidişatı tersine çevirmek, yine bireylerin atacağı küçük adımlarla mümkündür:
- İlk Adımı Atmak: Asansörde, merdivende karşılaştığımız komşumuza sıcak bir tebessümle selam vermek, tanışmak için ilk adımı atmak bu zinciri kırabilir.
- Küçük Jestler: Yaptığımız bir kekten veya yemekten bir tabak komşumuza ikram etmek, pazar poşetini taşımaya yardım etmek gibi küçük jestler, buzları eriten en etkili yöntemlerdir.
- Gelenekleri Yaşatmak: Özellikle bayramlarda veya kandillerde kapısını çalıp halini hatırını sormak, hasta olduğunda bir "geçmiş olsun" demek, kaybolan bu güzel gelenekleri yeniden canlandırır.