Son Konular

"Kötülük Problemi": Allah Mutlak Iyi Ise Dünyada Neden Acı, Zulüm Ve Kötülükler Var?

ZeberusZeberus doğrulanmış üyedir.

(¯´•._.• Webmaster •._.•´¯)
Yönetici
Katılım
27 Aralık 2022
Mesajlar
342.240
Çözümler
4
Tepkime puanı
624
Puan
113
Yaş
36
Konum
Adana
Web sitesi
forumsitesi.com.tr
Credits
1.389
Meslek
Webmaster
"Kötülük problemi" veya teodise, tarih boyunca tüm inanç sistemlerinin cevap aradığı en temel sorulardan biridir. İslam düşüncesi, bu karmaşık meseleye tek bir basit cevap yerine, birbiriyle bağlantılı ve çok katmanlı bir açıklama çerçevesi sunar.

İslam'a göre Allah'ın mutlak iyi (El-Berr), mutlak merhametli (Er-Rahmân, Er-Rahîm) ve mutlak adil (El-Adl) olduğu inancı esastır. Bu inançla dünyadaki acı, zulüm ve kötülüklerin varlığı şu temel prensiplerle açıklanır:



1. Dünya Bir İmtihan Alanıdır (Darü'l-İmtihan)



İslam inancının merkezinde, bu dünya hayatının geçici bir imtihan (sınav) alanı olduğu fikri yer alır. Allah, insanları kimin daha iyi davranacağını, sabredeceğini, şükredeceğini ve doğru yoldan ayrılmayacağını ortaya çıkarmak için yaratmıştır. Tıpkı bir öğretmenin öğrencilerini test etmek için zor sorular sorması gibi, Allah da insanları çeşitli zorluklarla imtihan eder.

"O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır." (Mülk Suresi, 2)
Acılar, hastalıklar, fakirlik, zulüm gibi kötülükler bu imtihanın bir parçasıdır. Amaç, insanın bu olaylar karşısındaki tavrını, sabrını, isyanını, tevekkülünü ve adalet arayışını ortaya çıkarmaktır. Altının saflığının ateşte belli olması gibi, insanın manevi değeri de zorluklar karşısındaki duruşuyla belli olur.



2. İnsanın Cüzi İradesi ve Sorumluluğu



Allah, insanı robot gibi programlanmış bir varlık olarak değil, cüzi irade sahibi, yani seçme özgürlüğü olan bir varlık olarak yaratmıştır. İyiliği de kötülüğü de seçme potansiyeline sahiptir. Dünyadaki zulüm, haksızlık, cinayet gibi ahlaki kötülüklerin büyük bir çoğunluğu, insanların bu iradelerini yanlış yönde kullanmalarının doğrudan bir sonucudur.

"Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir." (Şûrâ Suresi, 30)
Allah, insanın iradesine müdahale edip onu zorla iyilik yapmaya yöneltebilirdi. Ancak o zaman iradenin, seçme özgürlüğünün ve dolayısıyla imtihanın bir anlamı kalmazdı. Kötülük yapma potansiyeli olmadan yapılan iyiliğin ahlaki bir değeri olmazdı. Allah, kötülüğün işlenmesine izin verir, çünkü bu, irade özgürlüğünün ve imtihanın doğal bir sonucudur. Ancak O, kötülükten asla razı olmaz ve onu emretmez.



3. İlahi Hikmet ve Sınırlı İnsan Aklı



İnsan aklı ve bilgisi sınırlıdır. Olayları sadece kendi dar penceremizden, sınırlı zaman ve mekân algımızla değerlendiririz. Bize "kötü" veya "şer" gibi görünen bir olayın, daha büyük bir ilahi planda ne gibi hayırlara vesile olacağını bilemeyiz.

"...Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216)
Bu durumu anlatan meşhur Hızır (a.s.) ve Musa (a.s.) kıssası çok manidardır. Hızır'ın sağlam gemiyi delmesi (ilerideki gaspçı kraldan korumak için), çocuğu öldürmesi (ileride anne-babasını isyana sürükleyecek zalim biri olmasını engellemek için) ve duvarı düzeltmesi (altındaki yetim malını korumak için) dışarıdan bakıldığında şer gibi görünen ama aslında derin bir hayır ve hikmet barındıran eylemlerdir. Bizler olayların sadece dış yüzünü görürken, Allah bütün sebep-sonuç ilişkilerini ve nihai hedefini bilir.



4. Kötülük, İyiliğin Değerini Anlamak İçin Gereklidir



Zıtlıklar, kavramların anlaşılmasını sağlar. Karanlık olmadan aydınlığın, soğuk olmadan sıcağın, hastalık olmadan sağlığın değeri tam olarak anlaşılamaz. Benzer şekilde, dünyadaki kötülükler, adaletsizlikler ve acılar; iyiliğin, merhametin, adaletin ve şefkatin ne kadar değerli ve arzulanır olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Zorluklar, insanlardaki merhamet, yardımlaşma, sabır gibi erdemlerin ortaya çıkmasına da vesile olur.



5. Nihai Adalet Ahirettedir



İslam inancına göre adalet, sadece bu dünyadan ibaret değildir. Bu dünya, eylemlerin yapıldığı, imtihanın gerçekleştiği yerdir. Nihai adalet, mahkeme-i kübra olan ahirette tecelli edecektir.

Bu dünyada acı çeken bir mazlum, eğer sabreder ve imanını korursa ahirette çektiği sıkıntıların kat kat fazlasıyla mükafatlandırılacaktır. Zalim ise bu dünyada cezasını bulmasa bile, ahirette adil bir şekilde yargılanacak ve hak ettiği cezayı alacaktır. Dolayısıyla, resmin tamamına bakıldığında, ilahi adalet mutlaka yerini bulur. Bu dünyadaki adaletsizlikler geçici, ahiretteki adalet ise mutlak ve ebedidir.

Özetle:

İslam'a göre dünyadaki kötülüklerin varlığı Allah'ın iyi, merhametli veya adil olmadığı anlamına gelmez. Aksine bu durum;

  • Hayatın bir imtihan olduğunu,
  • İnsanın irade özgürlüğünün ve sorumluluğunun bulunduğunu,
  • Bizim idrak edemediğimiz ilahi bir hikmetin işlediğini,
  • İyiliğin değerinin anlaşılması için bir zıtlık unsuru olduğunu,
  • Ve nihai adaletin ahirette eksiksiz bir şekilde tecelli edeceğini gösterir.
 
  1. Konular

    1. 1.280.299
  2. Mesajlar

    1. 1.676.547
  3. Kullanıcılar

    1. 31.545
  4. Son üye

Geri
Üst Alt