- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Mesajlar
- 342.240
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 617
- Puan
- 113
- Yaş
- 36
- Konum
- Adana
- Web sitesi
- forumsitesi.com.tr
- Credits
- 1.389
- Meslek
- Webmaster
Harika ve son derece önemli bir soru. İslam, ilme, araştırmaya ve insan hayatını korumaya büyük önem veren bir dindir. Bu nedenle, modern tıbbın sunduğu yeni imkanlara kapalı değildir; ancak bu uygulamaları kendi temel ahlaki ve manevi ilkeleri çerçevesinde değerlendirir. Dinin bu konudaki bakışı, yasaklayıcı bir tutumdan çok, teknolojinin insan onuruna ve yaratılış amacına uygun kullanılmasını sağlayan bir rehberliktir.
Temel ilke, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) şu hadis-i şerifidir: "Allah, şifasını indirmediği hiçbir hastalık indirmemiştir." Bu, tıbbi araştırma ve tedaviyi teşvik eden temel bir prensiptir.
Modern tıp uygulamalarına bakış, birkaç temel İslami prensip üzerinden şekillenir:
Günümüz İslam alimlerinin büyük çoğunluğu ve Diyanet İşleri Başkanlığı, belirli şartlar altında organ naklinin caiz olduğu görüşündedir. Bu, hayat kurtarma prensibine dayanan büyük bir insani yardım olarak görülür.
Genetik, sınırların çok dikkatli çizilmesi gereken bir alandır. Buradaki temel ölçüt, tedavi ile keyfi değişiklik arasındaki farktır.
Temel ilke, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) şu hadis-i şerifidir: "Allah, şifasını indirmediği hiçbir hastalık indirmemiştir." Bu, tıbbi araştırma ve tedaviyi teşvik eden temel bir prensiptir.
Modern tıp uygulamalarına bakış, birkaç temel İslami prensip üzerinden şekillenir:
- Hayatın Korunması (Hıfz-ı Nefs): Canı korumak, İslam'ın en temel beş amacından biridir. Hayat kurtaran veya yaşam kalitesini ciddi şekilde artıran her türlü tedavi meşru görülür.
- Zararın Giderilmesi: Bir zararı gidermek esastır. Eğer bir tedavi, daha büyük bir zararı önlemek için daha küçük bir zararı göze almayı gerektiriyorsa, buna izin verilebilir.
- Yaratılışı Değiştirmeme (Tağyîru'l-halk): Tedavi ve onarım amaçlı müdahaleler meşru iken, Allah'ın yarattığı fıtratı keyfi olarak, estetik kaygılarla veya fıtrata aykırı amaçlarla değiştirmek yasaklanmıştır.
- İnsanın Saygınlığı (Kerâmet-i İnsan): İnsan bedeni, hem yaşarken hem de öldükten sonra saygındır ve bir emanettir. Tıbbi uygulamalar bu saygınlığı ihlal etmemelidir.
1. Organ Nakli
Günümüz İslam alimlerinin büyük çoğunluğu ve Diyanet İşleri Başkanlığı, belirli şartlar altında organ naklinin caiz olduğu görüşündedir. Bu, hayat kurtarma prensibine dayanan büyük bir insani yardım olarak görülür.
- Canlıdan Nakil:
- Şartları: Vericinin (donör) hayatını tehlikeye atmaması veya sağlığına ciddi bir zarar vermemesi gerekir (örneğin, iki böbrekten birini veya karaciğerin bir kısmını vermek). Organın para karşılığında satılması haramdır; çünkü insan bedeni alım-satım konusu yapılamaz. Vericinin hiçbir baskı altında kalmadan, tamamen hür iradesiyle bağışta bulunması şarttır.
- Kadavradan (Ölüden) Nakil:
- Şartları: Kişinin tıbben, yani beyin ölümünün uzman bir doktor heyeti tarafından kesin olarak tespit edilmesi gerekir. Ölen kişinin hayattayken organlarını bağışladığına dair bir vasiyeti veya beyanı olmalıdır. Eğer böyle bir beyanı yoksa, geride kalan mirasçılarının izni alınmalıdır. Bu, "daha büyük bir zararı (bir insanın ölmesini) daha küçük bir zararla (vefat etmiş bir bedene müdahale ile) önlemek" prensibine dayanır. Organ nakli, bir nevi sadaka-i cariye (kesintisiz sadaka) olarak kabul edilir.
2. Genetik Uygulamalar
Genetik, sınırların çok dikkatli çizilmesi gereken bir alandır. Buradaki temel ölçüt, tedavi ile keyfi değişiklik arasındaki farktır.
- Caiz Görülen Uygulamalar:
- Teşhis ve Tarama: Kalıtsal hastalıkların teşhisi için genetik testler yapmak, evlilik öncesi taramalarla riskleri belirlemek caizdir.
- Gen Tedavisi: Mevcut bir genetik hastalığı (kanser, Akdeniz anemisi vb.) tedavi etmek amacıyla bozuk genlere müdahale etmek, tedavi kapsamında olduğu için caizdir.
- DNA Testleri: Babalık davaları veya suçluların tespiti gibi adli konularda DNA testlerinden yararlanmak, adaletin sağlanmasına hizmet ettiği için meşrudur.
- Caiz Görülmeyen Uygulamalar:
- İnsan Klonlama: İnsanın kopyalanması, aile yapısını, soy bağını ve insanın Allah katındaki eşsizliğini yok edeceği için kesinlikle haramdır.
- "Dizaynır Bebek": Bir hastalığı tedavi etmek dışında, bebeğin göz rengi, boyu, zekâ seviyesi gibi özelliklerini seçmek amacıyla genetik müdahalede bulunmak, Allah'ın yaratışına bir müdahale (tağyîru'l-halk) olarak görüldüğü için caiz değildir.
- Soy Baını Karıştıran Uygulamalar: Başka bir erkeğin spermini veya başka bir kadının yumurtasını kullanarak veya "taşıyıcı annelik" yoluyla çocuk sahibi olmak, neslin korunması (hıfz-ı nesl) ilkesini ihlal ettiği ve soy bağını karıştırdığı için caiz değildir.
3. Diğer Modern Tıp Uygulamaları
- Tüp Bebek (IVF): Sperm ve yumurtanın resmi nikâhlı evli çifte ait olması ve döllenen embriyonun yine annenin rahmine yerleştirilmesi şartıyla caizdir. Ancak yabancı bir sperm, yumurta veya taşıyıcı anne kullanılamaz.
- Estetik Cerrahi: Burada da tedavi-keyfi değişiklik ayrımı esastır.
- Caiz Olan: Bir kaza sonucu oluşan yanık izlerini, doğuştan gelen bir anormalliği (yarık damak gibi) veya kişinin psikolojisini ciddi şekilde bozan bir vücut kusurunu gidermek amacıyla yapılan rekonstrüktif (onarıcı) ameliyatlar tedavi sayıldığı için caizdir.
- Caiz Olmayan: Sadece daha güzel görünmek, modaya uymak gibi estetik ve keyfi kaygılarla, fıtrattaki asli yapıyı değiştirmeye yönelik yapılan (burun küçültme, yağ aldırma, kaş kaldırma vb.) ameliyatlar, yaratılışı değiştirme kapsamına girdiği için caiz görülmemiştir.
- Otopsi: Adli bir vakanın aydınlatılması veya bir salgın hastalığın sebebinin araştırılması gibi toplumsal bir fayda ve zaruret varsa, ölen kişinin bedenine saygı göstermek şartıyla otopsi yapılması caizdir.
- Ötanazi: Bir hastanın hayatına, acı çektiği gerekçesiyle son vermek (ötanazi), hayatın sahibi Allah olduğu için, bir nevi intihar veya cinayet olarak kabul edilir ve kesinlikle haramdır. Ancak, tıbben faydası olmayan ve sadece ölüm sürecini uzatan yaşam destek ünitelerinin çekilmesi, ötanazi sayılmaz ve buna izin verilebilir.