- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Mesajlar
- 342.240
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 641
- Puan
- 113
- Yaş
- 36
- Konum
- Adana
- Web sitesi
- forumsitesi.com.tr
- Credits
- 1.439
- Meslek
- Webmaster
Peygamber efendimiz kimlerle hicret etti
Peygamber Efendimiz, Hz EbU Bekir 'in evine her gun sabah veya akşam vakitlerinde uğrardı Fakat, hicret emrini aldığı gun, oğle vakti sıcağında, adeti olmadığı bir saatte başını sararak Hz EbU Bekir 'in evine vardı Efendimizin geldiği haber verilince Hz EbU Bekir şaşırdı ve "Vallahi, ResUlullah bu saatte hic gelmezdi Bu gelişinde mutlaka bir iş var diye konuştu
Sonra Efendimizi iceri alıp minderinin uzerine oturttu ve "Anam, babam sana feda olsun, Ya ResUlallah, ne haber var? diye sordu
Peygamber Efendimiz, "Yuce Allah, bana Mekke 'den cıkmaya ve Medine 'ye hicret etmeye izin verdi buyurdu
Hz EbU Bekir merakla, "Senin refakatınla şereflenecek miyim, ya ResUlallah? diye sordu
Peygamber Efendimiz, "Evet deyince gonlune surUr, gozlerine sevinc goz yaşları doldu
Hz Aişe bu anı şoyle anlatır:
"O gune kadar, bir insanın sevincinden boylesine ağladığını gormemiştim1
ResUli Ekrem ve Hz EbU Bekir, Medine 'ye kadar kendilerine kılavuzluk etmek uzere, henuz muşrik, fakat guvenilir, sozunde durmasıyla tanınmış biri olan Abdullah bin Ureykit 'le anlaştılar İki binit devesini kendisine teslim ettiler Uc gun sonra Sevr Dağı eteğinde buluşmak uzere sozleştiler
Bundan sonra Peygamber Efendimiz, Hz EbU Bekir 'in yanından ayrılarak Hanei Saadetine dondu
Hz Cebrail 'in ihbarı
Bu sırada vahiy meleği Cebrail (as) gelip Peygamber Efendimize muşriklerin kararını bildirdi ve başvuracağı tedbiri de şoyle acıkladı:
"Şimdiye kadar yattığın yatağında, bu gece yatma!
Bunun uzerine ResUli Kibriya Efendimiz, Hz Ali 'yi cağırdı ve "Yatağımda bu gece yat uyu! Şu yeşil, geniş aba hırkamı da uzerine ort! Korkma! Sana hic bir zarar erişmeyecektir dedi
Ayrıca Hz Ali 'ye, kendisine teslim edilen emanetleri sahiplerine verinceye kadar da Mekke 'de kalmasını emretti
Mekkeliler, "Muhammedu 'lEmin lakabını verdikleri Peygamber Efendimize son derece guvenirler ve en kıymetli eşyalarını, saklayamamaktan korktukları icin ona teslim ederlerdi Kureyş ileri gelenlerinin, hakkında olum kararı aldıkları sırada da kendilerinde emanet olarak bir cok kıymetli eşya vardı Ama o, bu karara rağmen, emanetlerin sahiplerine verilmesini Hz Ali 'ye emretmekle bir kere daha buyukluğunu ve emanete sadakatını ortaya koyuyordu
Peygamberimizin evinin kuşatılması
Plan gereği her kabileden secilmiş eli kılıclı iki yuze yakın muşrik, gecenin ucte biri gecince, ResUli Kibriya Efendimizin evinin onunde toplandılar İclerinde EbU Cehil, EbU Leheb ve Umeyye bin Halef gibi azılıları ve elebaşıları da vardı Katiller, gecenin gecmesini, aydınlığın etrafı sarmasını ve Fahri Alem 'in evinden cıkmasını bekliyorlardı Zira, adetlerine gore, bir adamı evinin icinde katletmek korkaklığın en adisi sayılırdı
ResUli Kibriya Efendimiz, eli kılıclı katillerin Hanei Saadetinin etrafını sardıkları sırada evinden cıktı Yerden aldığı bir avuc toprağı başlarına attı ve "Yasin SUresinin ilk sekiz ayetini okudu İclerinden hic biri onu gormedi cıkıp gitti
Bir muddet sonra yanlarına bir hemşehrileri uğradı:
"Burada ne bekleyip duruyorsunuz? diye sordu
"Muhammed 'i bekliyoruz dediklerinde, "Muhammed, sizin başınıza toprak sacıp ve icinizden cıkıp gideli hayli vakit olmuş Hele bir kere ustunuze başınıza bakınız diyerek gozu donmuş katillerle adeta alay etti
Birbirlerine baktılar Uzerlerinin toz toprak icinde kalmış olduğunu gorduler Şaşırıp kaldılar Derhal Hanei Saadetin icerisine baktılar İcerde birinin abaya sarınıp burunerek yattığını gorunce, "İşte, Muhammed yatıyor diyerek beklemeye devam ettiler Ta ortalık ağarıncaya kadar
Sabahleyin ResUli Kibriya Efendimiz yerine Hz Ali 'nin yataktan doğrulup kalktığını gorunce, butun butun şaşırdılar ve "Vallahi, bize soylenen doğru imiş dediler
Sonra da Hz Ali 'ye, "Muhammed nerede? diye sordular
Hz Ali, "Bilmem deyince hayrette kalıp ne yapacaklarını şaşırdılar
Cenabı Hak, bu munasebetle indirdiği ayeti celilede şoyle buyurdu:
"Hani kafirler, bir zaman seni yakalamak, oldurmek ve yurdundan cıkarmak icin bir tuzak kurmaya kalkmışlardı Onlar tuzak kurar, Allah da tuzaklarını başlarına gecirir Allah, hileyi hile ile cezalandıranların en hayırlısıdır1
Sevr Mağarasına gidiş
Hanei Saadetinden cıkan ResUli Ekrem Efendimiz, doğruca Hz EbU Bekir 'in evine vardı Kendileri icin acele sefer malzemesi hazırlandı ve bir dağarcığa bir miktar azık kondu
Sonra, ResUli Ekrem Efendimizle Hz EbU Bekir evin arkasındaki kucuk kapıdan cıktılar ve Mekke 'nin aşağısındaki guney batısına duşen, şehre uc mil takriben bir saat uzaklıkta bulunan Sevr Dağına doğru yol aldılar
Hz EbU Bekir, ResUli Kibriya Efendimizin kah onune gecerek yuruyor, kah arkasında kalarak yol alıyordu Efendimiz, "Ya Eba Bekir! Nicin boyle yapıyorsun? diye sordu
Hz EbU Bekir, "Onunuzu arkanızı gozetlemek, sizi korumak icin ya ResUlallah diye cevap verdi
Cum 'a gecesi Sevr Mağarasına vardılar
Mağara oldukca ıssızdı Once Hz EbU Bekir iceri girdi Yeri temizleyip duzeltti Mağaradaki delikleri elbisesini yırtarak tıkadı Yetmeyince, geriye kalan bir deliğe de ayağını dayadı Sonra Fahri Alem Efendimizi iceri davet etti
ResUli Ekrem iceri girdi ve mubarek başını Sıddıkı Ekber 'in dizini dayayarak uyudu
Az sonra, Hz EbU Bekir deliğe dayadığı ayağında muthiş bir acı hissetti Yılan ısırması olduğunu anladı Fakat, delikten ayağını cekmedi Hatta, Kainatın Efendisi uykudan uyanabilir diye yerinden bile kımıldanmadı Canı oylesine acıdı ki, gozlerinden ister istemez yaş aktı Akan gozyaşlarının bir kac damlası mubarek yuzlerine damlayınca ResUli Kibriya Efendimiz uyandı ve "Ne var, ya Eba Bekir? diye sordu
Sadakat timsali Hz EbU Bekir, "Ya ResUlallah! Ayağımı bir şey soktu Ama muhim değil Anam babam sana feda olsun diye cevap verdi
ResUli Kibriya, yılanın soktuğu yeri mubarek tukuruğu ile meshetti Allah 'ın lutfu ile acı derhal kayboldu ve Sıddıkı Ekber şifa buldu
O anda Allah 'ın emriyle bir orumcek gelip mağaranın ağzına ağını gerdi, bir cift guvercin ise gelip yuva kurdu1 Bu hayvanlar, ResUli Kibriya ve Hz EbU Bekir 'i butun Kureyş 'e karşı korumak icin nobettarlık etmeye başlıyorlardı
ResUli Kibriya Efendimizi Hanei Saadetinde bulamayan muşrikler fazlasıyla sıkılıp uzulduler Derhal Mekke 'nin her tarafını didik didik aramaya koyuldular Hz EbU Bekir 'in evine vardılar Onu da bulamayınca bus butun ofkelendiler
Mekke 'de ResUli Kibriya Efendimizi (asm) bulamayınca bu sefer tellal cağırttılar:
"Muhammed 'i ve EbU Bekir 'i bulup getirene veya oldurene yuz deve veririz
İclerinde ne kadar hırsız, cani ve gozu donmuş var ise, bu ilanı duyunca, kimi eline kılıc, kimi de sopalar alarak Mekke 'nin dışına cıktılar ve etrafta koşuşturmaya başladılar
Arayıcılar, yanlarına Mudlicoğullarından iki iz takib edici de almışlardı ResUli Ekrem Efendimizle, Hz EbU Bekir 'in izlerini buldular Takip ede ede gelip Sevr Dağının eteklerine dayandılar
İzcilerden biri, "Vallahi dedi "Onlar, şu mağaradan ileri gecmemişlerdir İz burada kesiliyor
İclerinden bir kısmı Umeyye bin Halef ile beraber mağaranın ağzına kadar geldiler
Bu sırada sevgili Peygamberimiz ile Hz EbU Bekir onları goruyor, fakat muşrikler, onları goremiyorlardı
Hz EbU Bekir, fazlasıyla telaşa kapıldı ve uzuldu:
"Ya ResUlallah! dedi "Beni oldurseler de gam cekmem Ben nihayet bir ferdim Amma, Allah gostermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, butun ummetin helakine sebep olur
ResUli Kibriya kemali emniyet icinde, "Uzulme, Allah bizimle beraberdir buyurarak ona teselli verdi
Hz EbU Bekir, "Ya ResUlallah dedi "Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi gorur
Fahri Alem Efendimiz, yine emin ve mutevekkil bir şekilde şoyle konuştu:
"Ya Eba Bekir, iki kişinin ucuncusu Allah olursa, sen akibetin ne olacağını zannediyorsun? Yakalanacağımızı mı sanırsın?1 Sonra da Hz EbU Bekir 'in ic ferahlığına kavuşması icin Cenabı Hakka dua etti
Yuce Allah, Kur 'anı Kerim 'inde bu hadiseye şu ayetiyle işaret eder:
"Siz Allah 'ın ResUlune yardım etmeseniz de, Allah ona yardım etmiştir Kafirler onu yurdundan cıkardıklarında, mağaradaki iki kişiden biri olduğu halde o, yanındaki dostuna 'Uzulme, ' diyordu, 'Allah bizimle beraberdir ' Allah boylece onun uzerine emniyet ve rahmetini indirdi, sizin goremediğiniz ordularla onu takviye etti ve kafirlerin davasını alcalttı Yuce olan Allah 'ın davasıdır Allah 'ın kudreti herşeye galiptir ve Onun her işi hikmet iledir1
Orumcek ve guvercinlerin nobettarlığı
Sevr Mağarasına oldukca yaklaşan muşrikler, "Şu mağarayı da arayalım dediler
Konuşulanları Fahri Kainat Efendimizle Sıddıkı Ekber duyuyorlardı
İclerinden biri mağaranın ağzına kadar geldi Fakat iceri girip bakma luzumu hissetmeden geri dondu
"Neden girip iceri bakmadın? diye sordular
"Mağaranın ağzında iki yabani guvercinin yuva kurduğunu gordum Orada olduklarına asla ihtimal vermem diye cevap verdi
Azılı muşrik Umeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şoyle seslendi:
"Hala mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz Orada orumceğin ağ bağladığını gormuyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan once gerilmiş olduğu kanaatındayım2
Bunun uzerine mağaranın yanından uzaklaştılar
Boylece Cenabı Hak, nobetci tayin ettiği bir orumcek ve iki yabani guvercin ile Sevgili ResUlunu butun Kureyş 'e karşı korumuş oluyordu
Perşembe gunu sabahleyin Sevr Mağarasına, Hz EbU Bekir 'le birlikte giren sevgili Peygamberimiz Cuma, Cumartesi ve Pazar gecelerini orada gecirdi Uc gun uc gece mağarada gizlenmeleri, tedbir icindi Muşrikler bu zaman zarfında, onların Mekke civarından uzaklaşmış olduklarına kanaat getirecek ve bir derece takiplerini gevşetmiş olacaklardı Nitekim de oyle oldu
Mağarada gizlendikleri zaman zarfında, Hz EbU Bekir 'in oğlu Abdullah, aldığı talimat uzere gunduzleri Kureyşliler arasında dolaşıyor, ne konuştuklarını, neler duşunduklerini oğrendikten sonra, geceleri gelip ResUli Ekreme haber veriyordu Geceyi orada geciriyor ve aydınlık tamamıyla etrafı sarmadan Mekke 'ye geri donuyordu
Diğer taraftan Hz EbU Bekir 'in kolesi Amir bin Fuheyre de o civarda koyunlarını guduyor, hem Abdullah 'ın izlerini yok ediyor, hem de onlara sut goturuyordu
Boylece uc gun, uc gece suren hayat da geride kalmış oluyordu Kureyşlilerin ResUli Ekrem ve Hz EbU Bekir hakkındaki arama taramaları da bir derece gevşemişti Hz Abdullah 'ın Mekke 'den getirdiği haber bu meyandaydı
Bu arada, daha evvel kararlaştırıldığı uzere kılavuz olarak tutulan Abdullah bin Ureykit de kendisine teslim edilen iki deve ile birlikte kendi devesi de yanında bulunduğu halde Pazartesi gunu seher vakti Sevr Dağının eteğinde gorundu
Peygamber Efendimiz ve beraberindekilere yol azığı olarak bir koyun kesilmiş, eti pişirilmişti Hz EbU Bekir 'in kızı Esma (ra), bunu bir dağarcığa koyup bir tulum su ile birlikte mağaraya getirdi
Hz Esma, dağarcık ve tulumun ağzını bağlamak icin bağ getirmeyi unutmuştu Mağaradan hareket edileceği sırada civarda bağlayacak bir şey bulamayınca belindeki kuşağı yırtıp, iki parcaya ayırdı Bir parcasıyla yemek dağarcığının, diğer parcasıyla su tulumunun ağzını bağladı Bunun uzerine ResUli Ekrem, "Esma 'ya Cennette iki kuşak var diye buyurdu
Bu sebeple, Hz Esma 'ya "Zatu 'nnıtakeyn (iki kuşak sahibi) denilmiştir1
Sevr mağarasından ayrılış
Rebiulevvel ayının 4 'u, Pazartesi gunuydu Mağaradan hareket saatı gelmişti
Hz EbU Bekir, iki devesinden ustun olanını ResUli Kibriya Efendimize takdim ederek, "Anam babam sana feda olsun, ya ResUlallah, buyur bin dedi
ResUli Ekrem, "Ben, benim olmayan deveye binmem diye karşılık verdi
Hz EbU Bekir tekrar, "O, senindir Babam, anam sana feda olsun, buyur bin dedi
ResUli Ekrem "Binmem, dedi "Satın aldığın bedeli bana soylemedikce binmem
Mecbur kalan Hz EbU Bekir, devenin fiatını soyledi ve Peygamberimiz de onu kabul etti
ResUli Ekrem ve Hz EbU Bekir develerine bindiler Hz EbU Bekir, yolda kendilerine hizmet etsin diye terkisine azadlı kolesi Amr bin Fuheyre 'yi aldı
Yol gostermekte oldukca mahir olan Abdullah bin Ureykit onlerine duştu Sevr Mağarasından ayrıldılar
ResUli Kibriya Efendimiz, doğup buyuduğu mubarek şehirden ayrılıyordu Aşağısından gecerken Hezreve nam mevkide devesini durdurdu Kudsi Beldeye mahzun mahzun baktı ve ona olan sevgisini şoyle dile getirdi:
"Vallahi, sen Allah 'ın yarattığı yerlerin en hayırlısı, Allah katında en sevimli olanısın Bana, senden daha sevgili, daha guzel yurt yoktur
"Cıkarılmaya zorlanmamış olsaydım, senden asla ayrılmaz, senden başka yerde yurt, yuva tutmazdım1
Bunun uzerine, Cenabı Hak, Habibi Edibini teselli eden şu ayeti inzal buyurdu:
"Kur 'an 'ı okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı sana farz kılan Allah, muhakkak ki, seni tekrar Mekke 'ye dondurecek, ahirette de ovulmuş bir makam olan en buyuk şefaat makamına kavuşturacaktır
Duşmanın takibini zorlaştırmak ve onu şaşırtmak gayesiyle Medine 'ye doğru, herkesin gittiği yoldan ayrı bir yol takib edildi Once, guney istikametinde Kızıl Denize yakın Tihame 'ye gittiler Sonra Kuzey 'e donduler Denizden uzak col icinden sahile paralel yol aldılar Salı gunu oğleye kadar durup dinlenmeden deve sırtında yol katettiler Salı gunu oğle uzeri bir golgelikte bir nebze dinlenmek icin konakladılar Peygamber Efendimiz, istirahata cekildi Hz EbU Bekir ise başında bir muhafız gibi bekliyordu Bir taraftan da etrafa goz gezdiriyordu Uzakta bir coban gordu Yanına gitti Cobanın koyunundan sağdığı bir miktar sutu alıp getirdi ResUli Ekrem uyanınca kendisine takdim etti Efendimiz kanasıya icti
Suraka 'nın başına gelenler
Kureyş 'in Peygamber Efendimizi ele gecirenlere yuz deve va 'd ettiği, Kinane Kabilesinden olup o havalide yaşayan Beni Mudlic aşireti tarafından da duyulmuştu Sahil yolundan iki deve ile dort kişinin gecip gittiğini de işitmişlerdi
Bunlardan gayet cesur ve aynı zamanda iyi iz takip eden Suraka bin Malik de, bu mukafatın tatlılığına kanarak ResUli Ekrem Efendimizi takibe koyulmuştu Bir ihbar uzerine harekete gecen Suraka, kısa zamanda izlerini buldu Dortnala koşturduğu atı ile gittikce ResUli Ekrem Efendimiz ve beraberindekilere yaklaşıyordu Aralarında az bir mesafe kalmıştı Hz EbU Bekir Suraka 'nın geldiğini gorunce telaşlandı
Peygamber Efendimiz, mağarada olduğu gibi, "Uzulme, Allah bizimle beraberdir dedi ve donup Suraka 'ya baktı Suraka 'nın atının ayakları bir anda dizlerine kadar yere battı Kurtulunca, tekrar takib etti Fakat yine atının ayakları yere saplandı ve atının ayaklarının saplandığı yerden duman gibi bir şey cıktı O vakit anladı ki; ne onun elinden ve ne de kimsenin elinden gelmez ki, ona ilişsin
Peygamber Efendimiz, Hz EbU Bekir 'in evine her gun sabah veya akşam vakitlerinde uğrardı Fakat, hicret emrini aldığı gun, oğle vakti sıcağında, adeti olmadığı bir saatte başını sararak Hz EbU Bekir 'in evine vardı Efendimizin geldiği haber verilince Hz EbU Bekir şaşırdı ve "Vallahi, ResUlullah bu saatte hic gelmezdi Bu gelişinde mutlaka bir iş var diye konuştu
Sonra Efendimizi iceri alıp minderinin uzerine oturttu ve "Anam, babam sana feda olsun, Ya ResUlallah, ne haber var? diye sordu
Peygamber Efendimiz, "Yuce Allah, bana Mekke 'den cıkmaya ve Medine 'ye hicret etmeye izin verdi buyurdu
Hz EbU Bekir merakla, "Senin refakatınla şereflenecek miyim, ya ResUlallah? diye sordu
Peygamber Efendimiz, "Evet deyince gonlune surUr, gozlerine sevinc goz yaşları doldu
Hz Aişe bu anı şoyle anlatır:
"O gune kadar, bir insanın sevincinden boylesine ağladığını gormemiştim1
ResUli Ekrem ve Hz EbU Bekir, Medine 'ye kadar kendilerine kılavuzluk etmek uzere, henuz muşrik, fakat guvenilir, sozunde durmasıyla tanınmış biri olan Abdullah bin Ureykit 'le anlaştılar İki binit devesini kendisine teslim ettiler Uc gun sonra Sevr Dağı eteğinde buluşmak uzere sozleştiler
Bundan sonra Peygamber Efendimiz, Hz EbU Bekir 'in yanından ayrılarak Hanei Saadetine dondu
Hz Cebrail 'in ihbarı
Bu sırada vahiy meleği Cebrail (as) gelip Peygamber Efendimize muşriklerin kararını bildirdi ve başvuracağı tedbiri de şoyle acıkladı:
"Şimdiye kadar yattığın yatağında, bu gece yatma!
Bunun uzerine ResUli Kibriya Efendimiz, Hz Ali 'yi cağırdı ve "Yatağımda bu gece yat uyu! Şu yeşil, geniş aba hırkamı da uzerine ort! Korkma! Sana hic bir zarar erişmeyecektir dedi
Ayrıca Hz Ali 'ye, kendisine teslim edilen emanetleri sahiplerine verinceye kadar da Mekke 'de kalmasını emretti
Mekkeliler, "Muhammedu 'lEmin lakabını verdikleri Peygamber Efendimize son derece guvenirler ve en kıymetli eşyalarını, saklayamamaktan korktukları icin ona teslim ederlerdi Kureyş ileri gelenlerinin, hakkında olum kararı aldıkları sırada da kendilerinde emanet olarak bir cok kıymetli eşya vardı Ama o, bu karara rağmen, emanetlerin sahiplerine verilmesini Hz Ali 'ye emretmekle bir kere daha buyukluğunu ve emanete sadakatını ortaya koyuyordu
Peygamberimizin evinin kuşatılması
Plan gereği her kabileden secilmiş eli kılıclı iki yuze yakın muşrik, gecenin ucte biri gecince, ResUli Kibriya Efendimizin evinin onunde toplandılar İclerinde EbU Cehil, EbU Leheb ve Umeyye bin Halef gibi azılıları ve elebaşıları da vardı Katiller, gecenin gecmesini, aydınlığın etrafı sarmasını ve Fahri Alem 'in evinden cıkmasını bekliyorlardı Zira, adetlerine gore, bir adamı evinin icinde katletmek korkaklığın en adisi sayılırdı
ResUli Kibriya Efendimiz, eli kılıclı katillerin Hanei Saadetinin etrafını sardıkları sırada evinden cıktı Yerden aldığı bir avuc toprağı başlarına attı ve "Yasin SUresinin ilk sekiz ayetini okudu İclerinden hic biri onu gormedi cıkıp gitti
Bir muddet sonra yanlarına bir hemşehrileri uğradı:
"Burada ne bekleyip duruyorsunuz? diye sordu
"Muhammed 'i bekliyoruz dediklerinde, "Muhammed, sizin başınıza toprak sacıp ve icinizden cıkıp gideli hayli vakit olmuş Hele bir kere ustunuze başınıza bakınız diyerek gozu donmuş katillerle adeta alay etti
Birbirlerine baktılar Uzerlerinin toz toprak icinde kalmış olduğunu gorduler Şaşırıp kaldılar Derhal Hanei Saadetin icerisine baktılar İcerde birinin abaya sarınıp burunerek yattığını gorunce, "İşte, Muhammed yatıyor diyerek beklemeye devam ettiler Ta ortalık ağarıncaya kadar
Sabahleyin ResUli Kibriya Efendimiz yerine Hz Ali 'nin yataktan doğrulup kalktığını gorunce, butun butun şaşırdılar ve "Vallahi, bize soylenen doğru imiş dediler
Sonra da Hz Ali 'ye, "Muhammed nerede? diye sordular
Hz Ali, "Bilmem deyince hayrette kalıp ne yapacaklarını şaşırdılar
Cenabı Hak, bu munasebetle indirdiği ayeti celilede şoyle buyurdu:
"Hani kafirler, bir zaman seni yakalamak, oldurmek ve yurdundan cıkarmak icin bir tuzak kurmaya kalkmışlardı Onlar tuzak kurar, Allah da tuzaklarını başlarına gecirir Allah, hileyi hile ile cezalandıranların en hayırlısıdır1
Sevr Mağarasına gidiş
Hanei Saadetinden cıkan ResUli Ekrem Efendimiz, doğruca Hz EbU Bekir 'in evine vardı Kendileri icin acele sefer malzemesi hazırlandı ve bir dağarcığa bir miktar azık kondu
Sonra, ResUli Ekrem Efendimizle Hz EbU Bekir evin arkasındaki kucuk kapıdan cıktılar ve Mekke 'nin aşağısındaki guney batısına duşen, şehre uc mil takriben bir saat uzaklıkta bulunan Sevr Dağına doğru yol aldılar
Hz EbU Bekir, ResUli Kibriya Efendimizin kah onune gecerek yuruyor, kah arkasında kalarak yol alıyordu Efendimiz, "Ya Eba Bekir! Nicin boyle yapıyorsun? diye sordu
Hz EbU Bekir, "Onunuzu arkanızı gozetlemek, sizi korumak icin ya ResUlallah diye cevap verdi
Cum 'a gecesi Sevr Mağarasına vardılar
Mağara oldukca ıssızdı Once Hz EbU Bekir iceri girdi Yeri temizleyip duzeltti Mağaradaki delikleri elbisesini yırtarak tıkadı Yetmeyince, geriye kalan bir deliğe de ayağını dayadı Sonra Fahri Alem Efendimizi iceri davet etti
ResUli Ekrem iceri girdi ve mubarek başını Sıddıkı Ekber 'in dizini dayayarak uyudu
Az sonra, Hz EbU Bekir deliğe dayadığı ayağında muthiş bir acı hissetti Yılan ısırması olduğunu anladı Fakat, delikten ayağını cekmedi Hatta, Kainatın Efendisi uykudan uyanabilir diye yerinden bile kımıldanmadı Canı oylesine acıdı ki, gozlerinden ister istemez yaş aktı Akan gozyaşlarının bir kac damlası mubarek yuzlerine damlayınca ResUli Kibriya Efendimiz uyandı ve "Ne var, ya Eba Bekir? diye sordu
Sadakat timsali Hz EbU Bekir, "Ya ResUlallah! Ayağımı bir şey soktu Ama muhim değil Anam babam sana feda olsun diye cevap verdi
ResUli Kibriya, yılanın soktuğu yeri mubarek tukuruğu ile meshetti Allah 'ın lutfu ile acı derhal kayboldu ve Sıddıkı Ekber şifa buldu
O anda Allah 'ın emriyle bir orumcek gelip mağaranın ağzına ağını gerdi, bir cift guvercin ise gelip yuva kurdu1 Bu hayvanlar, ResUli Kibriya ve Hz EbU Bekir 'i butun Kureyş 'e karşı korumak icin nobettarlık etmeye başlıyorlardı
ResUli Kibriya Efendimizi Hanei Saadetinde bulamayan muşrikler fazlasıyla sıkılıp uzulduler Derhal Mekke 'nin her tarafını didik didik aramaya koyuldular Hz EbU Bekir 'in evine vardılar Onu da bulamayınca bus butun ofkelendiler
Mekke 'de ResUli Kibriya Efendimizi (asm) bulamayınca bu sefer tellal cağırttılar:
"Muhammed 'i ve EbU Bekir 'i bulup getirene veya oldurene yuz deve veririz
İclerinde ne kadar hırsız, cani ve gozu donmuş var ise, bu ilanı duyunca, kimi eline kılıc, kimi de sopalar alarak Mekke 'nin dışına cıktılar ve etrafta koşuşturmaya başladılar
Arayıcılar, yanlarına Mudlicoğullarından iki iz takib edici de almışlardı ResUli Ekrem Efendimizle, Hz EbU Bekir 'in izlerini buldular Takip ede ede gelip Sevr Dağının eteklerine dayandılar
İzcilerden biri, "Vallahi dedi "Onlar, şu mağaradan ileri gecmemişlerdir İz burada kesiliyor
İclerinden bir kısmı Umeyye bin Halef ile beraber mağaranın ağzına kadar geldiler
Bu sırada sevgili Peygamberimiz ile Hz EbU Bekir onları goruyor, fakat muşrikler, onları goremiyorlardı
Hz EbU Bekir, fazlasıyla telaşa kapıldı ve uzuldu:
"Ya ResUlallah! dedi "Beni oldurseler de gam cekmem Ben nihayet bir ferdim Amma, Allah gostermesin, sana bir zarar ve ziyan eriştirecek olurlarsa bu, butun ummetin helakine sebep olur
ResUli Kibriya kemali emniyet icinde, "Uzulme, Allah bizimle beraberdir buyurarak ona teselli verdi
Hz EbU Bekir, "Ya ResUlallah dedi "Onlardan birisi eğilip de ayaklarının dibinden bir bakıverse, bizi gorur
Fahri Alem Efendimiz, yine emin ve mutevekkil bir şekilde şoyle konuştu:
"Ya Eba Bekir, iki kişinin ucuncusu Allah olursa, sen akibetin ne olacağını zannediyorsun? Yakalanacağımızı mı sanırsın?1 Sonra da Hz EbU Bekir 'in ic ferahlığına kavuşması icin Cenabı Hakka dua etti
Yuce Allah, Kur 'anı Kerim 'inde bu hadiseye şu ayetiyle işaret eder:
"Siz Allah 'ın ResUlune yardım etmeseniz de, Allah ona yardım etmiştir Kafirler onu yurdundan cıkardıklarında, mağaradaki iki kişiden biri olduğu halde o, yanındaki dostuna 'Uzulme, ' diyordu, 'Allah bizimle beraberdir ' Allah boylece onun uzerine emniyet ve rahmetini indirdi, sizin goremediğiniz ordularla onu takviye etti ve kafirlerin davasını alcalttı Yuce olan Allah 'ın davasıdır Allah 'ın kudreti herşeye galiptir ve Onun her işi hikmet iledir1
Orumcek ve guvercinlerin nobettarlığı
Sevr Mağarasına oldukca yaklaşan muşrikler, "Şu mağarayı da arayalım dediler
Konuşulanları Fahri Kainat Efendimizle Sıddıkı Ekber duyuyorlardı
İclerinden biri mağaranın ağzına kadar geldi Fakat iceri girip bakma luzumu hissetmeden geri dondu
"Neden girip iceri bakmadın? diye sordular
"Mağaranın ağzında iki yabani guvercinin yuva kurduğunu gordum Orada olduklarına asla ihtimal vermem diye cevap verdi
Azılı muşrik Umeyye bin Halef ise, arkadaşlarına hiddetli hiddetli şoyle seslendi:
"Hala mağaranın orada ne dolaşıp duruyorsunuz Orada orumceğin ağ bağladığını gormuyor musunuz? Vallahi ben, bu ağın Muhammed doğmadan once gerilmiş olduğu kanaatındayım2
Bunun uzerine mağaranın yanından uzaklaştılar
Boylece Cenabı Hak, nobetci tayin ettiği bir orumcek ve iki yabani guvercin ile Sevgili ResUlunu butun Kureyş 'e karşı korumuş oluyordu
Perşembe gunu sabahleyin Sevr Mağarasına, Hz EbU Bekir 'le birlikte giren sevgili Peygamberimiz Cuma, Cumartesi ve Pazar gecelerini orada gecirdi Uc gun uc gece mağarada gizlenmeleri, tedbir icindi Muşrikler bu zaman zarfında, onların Mekke civarından uzaklaşmış olduklarına kanaat getirecek ve bir derece takiplerini gevşetmiş olacaklardı Nitekim de oyle oldu
Mağarada gizlendikleri zaman zarfında, Hz EbU Bekir 'in oğlu Abdullah, aldığı talimat uzere gunduzleri Kureyşliler arasında dolaşıyor, ne konuştuklarını, neler duşunduklerini oğrendikten sonra, geceleri gelip ResUli Ekreme haber veriyordu Geceyi orada geciriyor ve aydınlık tamamıyla etrafı sarmadan Mekke 'ye geri donuyordu
Diğer taraftan Hz EbU Bekir 'in kolesi Amir bin Fuheyre de o civarda koyunlarını guduyor, hem Abdullah 'ın izlerini yok ediyor, hem de onlara sut goturuyordu
Boylece uc gun, uc gece suren hayat da geride kalmış oluyordu Kureyşlilerin ResUli Ekrem ve Hz EbU Bekir hakkındaki arama taramaları da bir derece gevşemişti Hz Abdullah 'ın Mekke 'den getirdiği haber bu meyandaydı
Bu arada, daha evvel kararlaştırıldığı uzere kılavuz olarak tutulan Abdullah bin Ureykit de kendisine teslim edilen iki deve ile birlikte kendi devesi de yanında bulunduğu halde Pazartesi gunu seher vakti Sevr Dağının eteğinde gorundu
Peygamber Efendimiz ve beraberindekilere yol azığı olarak bir koyun kesilmiş, eti pişirilmişti Hz EbU Bekir 'in kızı Esma (ra), bunu bir dağarcığa koyup bir tulum su ile birlikte mağaraya getirdi
Hz Esma, dağarcık ve tulumun ağzını bağlamak icin bağ getirmeyi unutmuştu Mağaradan hareket edileceği sırada civarda bağlayacak bir şey bulamayınca belindeki kuşağı yırtıp, iki parcaya ayırdı Bir parcasıyla yemek dağarcığının, diğer parcasıyla su tulumunun ağzını bağladı Bunun uzerine ResUli Ekrem, "Esma 'ya Cennette iki kuşak var diye buyurdu
Bu sebeple, Hz Esma 'ya "Zatu 'nnıtakeyn (iki kuşak sahibi) denilmiştir1
Sevr mağarasından ayrılış
Rebiulevvel ayının 4 'u, Pazartesi gunuydu Mağaradan hareket saatı gelmişti
Hz EbU Bekir, iki devesinden ustun olanını ResUli Kibriya Efendimize takdim ederek, "Anam babam sana feda olsun, ya ResUlallah, buyur bin dedi
ResUli Ekrem, "Ben, benim olmayan deveye binmem diye karşılık verdi
Hz EbU Bekir tekrar, "O, senindir Babam, anam sana feda olsun, buyur bin dedi
ResUli Ekrem "Binmem, dedi "Satın aldığın bedeli bana soylemedikce binmem
Mecbur kalan Hz EbU Bekir, devenin fiatını soyledi ve Peygamberimiz de onu kabul etti
ResUli Ekrem ve Hz EbU Bekir develerine bindiler Hz EbU Bekir, yolda kendilerine hizmet etsin diye terkisine azadlı kolesi Amr bin Fuheyre 'yi aldı
Yol gostermekte oldukca mahir olan Abdullah bin Ureykit onlerine duştu Sevr Mağarasından ayrıldılar
ResUli Kibriya Efendimiz, doğup buyuduğu mubarek şehirden ayrılıyordu Aşağısından gecerken Hezreve nam mevkide devesini durdurdu Kudsi Beldeye mahzun mahzun baktı ve ona olan sevgisini şoyle dile getirdi:
"Vallahi, sen Allah 'ın yarattığı yerlerin en hayırlısı, Allah katında en sevimli olanısın Bana, senden daha sevgili, daha guzel yurt yoktur
"Cıkarılmaya zorlanmamış olsaydım, senden asla ayrılmaz, senden başka yerde yurt, yuva tutmazdım1
Bunun uzerine, Cenabı Hak, Habibi Edibini teselli eden şu ayeti inzal buyurdu:
"Kur 'an 'ı okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı sana farz kılan Allah, muhakkak ki, seni tekrar Mekke 'ye dondurecek, ahirette de ovulmuş bir makam olan en buyuk şefaat makamına kavuşturacaktır
Duşmanın takibini zorlaştırmak ve onu şaşırtmak gayesiyle Medine 'ye doğru, herkesin gittiği yoldan ayrı bir yol takib edildi Once, guney istikametinde Kızıl Denize yakın Tihame 'ye gittiler Sonra Kuzey 'e donduler Denizden uzak col icinden sahile paralel yol aldılar Salı gunu oğleye kadar durup dinlenmeden deve sırtında yol katettiler Salı gunu oğle uzeri bir golgelikte bir nebze dinlenmek icin konakladılar Peygamber Efendimiz, istirahata cekildi Hz EbU Bekir ise başında bir muhafız gibi bekliyordu Bir taraftan da etrafa goz gezdiriyordu Uzakta bir coban gordu Yanına gitti Cobanın koyunundan sağdığı bir miktar sutu alıp getirdi ResUli Ekrem uyanınca kendisine takdim etti Efendimiz kanasıya icti
Suraka 'nın başına gelenler
Kureyş 'in Peygamber Efendimizi ele gecirenlere yuz deve va 'd ettiği, Kinane Kabilesinden olup o havalide yaşayan Beni Mudlic aşireti tarafından da duyulmuştu Sahil yolundan iki deve ile dort kişinin gecip gittiğini de işitmişlerdi
Bunlardan gayet cesur ve aynı zamanda iyi iz takip eden Suraka bin Malik de, bu mukafatın tatlılığına kanarak ResUli Ekrem Efendimizi takibe koyulmuştu Bir ihbar uzerine harekete gecen Suraka, kısa zamanda izlerini buldu Dortnala koşturduğu atı ile gittikce ResUli Ekrem Efendimiz ve beraberindekilere yaklaşıyordu Aralarında az bir mesafe kalmıştı Hz EbU Bekir Suraka 'nın geldiğini gorunce telaşlandı
Peygamber Efendimiz, mağarada olduğu gibi, "Uzulme, Allah bizimle beraberdir dedi ve donup Suraka 'ya baktı Suraka 'nın atının ayakları bir anda dizlerine kadar yere battı Kurtulunca, tekrar takib etti Fakat yine atının ayakları yere saplandı ve atının ayaklarının saplandığı yerden duman gibi bir şey cıktı O vakit anladı ki; ne onun elinden ve ne de kimsenin elinden gelmez ki, ona ilişsin