- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Mesajlar
- 342.240
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 621
- Puan
- 113
- Yaş
- 36
- Konum
- Adana
- Web sitesi
- forumsitesi.com.tr
- Credits
- 1.389
- Meslek
- Webmaster
Günümüz hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya, doğru kullanıldığında büyük bir nimet, kontrolsüz bırakıldığında ise ciddi ahlaki ve manevi tehlikeler barındıran bir imtihan alanıdır. İslam ahlakı, hayatın her alanında olduğu gibi, bu sanal alemde de bize yol gösteren sağlam bir pusula sunar.
Sosyal medyanın ahlaki kullanımı, temelde iki ana ilkeye dayanır: Niyetin Salih Olması ve Sorumluluk Bilinci. Her paylaşım, her beğeni, her yorum, amel defterimize kaydedilen bir eylemdir. Kıyamet gününde parmaklarımızın bile yaptıklarımıza şahitlik edeceği (Yâsîn, 36/65) bilinciyle hareket etmek, ahlaki kullanımın temelini oluşturur.
İşte bu temel üzerine inşa edilmesi gereken ahlaki kullanımın ölçütleri:
Sosyal medyanın en büyük tehlikelerinden biri, yalan haberin (dezenformasyon) hızla yayılmasıdır. İslam, bize gelen her habere körü körüne inanmamayı ve onu araştırmayı emreder.
Sanal alem, kul hakkı ihlallerinin en kolay ve en yaygın yapıldığı yerlerden biridir.
Sosyal medya, nefsin kendini gösterme ve beğenilme arzusunu en çok körüklediği yerdir.
En değerli ve geri getirilemeyen sermayemiz olan zamanı, saatlerce amaçsızca sosyal medya akışında kaybolarak harcamak, en büyük israf türlerinden biridir. Ahlaklı kullanıcı, sosyal medyayı amaçlı, sınırlı ve bilinçli kullanır. Onu bir amaç değil, faydalı işler için bir araç olarak görür.
Sosyal medya, haram ve helalin iç içe geçtiği bir ortamdır. Müslümanın sorumluluğu, gözünü harama bakmaktan, kulağını haramı dinlemekten korumaktır. Ahlaklı kullanıcı, haram içerik üreten, paylaşan veya teşvik eden sayfalardan uzak durur, önüne düştüğünde ise ondan yüz çevirir.
İslam, her zaman "güzel sözü" (kavl-i leyyin) emreder.
Sosyal medyanın ahlaki kullanımı, temelde iki ana ilkeye dayanır: Niyetin Salih Olması ve Sorumluluk Bilinci. Her paylaşım, her beğeni, her yorum, amel defterimize kaydedilen bir eylemdir. Kıyamet gününde parmaklarımızın bile yaptıklarımıza şahitlik edeceği (Yâsîn, 36/65) bilinciyle hareket etmek, ahlaki kullanımın temelini oluşturur.
İşte bu temel üzerine inşa edilmesi gereken ahlaki kullanımın ölçütleri:
1. Doğruluk ve Teyit (Tebeyyün) Prensibi
Sosyal medyanın en büyük tehlikelerinden biri, yalan haberin (dezenformasyon) hızla yayılmasıdır. İslam, bize gelen her habere körü körüne inanmamayı ve onu araştırmayı emreder.
"Ey iman edenler! Size bir fâsık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip de yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın (tebeyyün)." (Hucurât Suresi, 49/6)Bu ayet, günümüzün "teyit etmeden paylaşma" sorununa 14 asır öncesinden verilmiş ilahi bir cevaptır. Ahlaklı bir kullanıcı, emin olmadığı hiçbir bilgiyi, sansasyonel veya ilgi çekici olsa bile, paylaşmaz. Çünkü yalan bir haberin yayılmasına ortak olmak, onun günahına da ortak olmaktır.
2. Kul Hakkına ve Mahremiyete Azami Saygı
Sanal alem, kul hakkı ihlallerinin en kolay ve en yaygın yapıldığı yerlerden biridir.
- Gıybet, İftira ve Alaydan Kaçınmak: Bir kişi hakkında yüzüne söyleyemeyeceğimiz bir şeyi, klavye başında rahatça yazmak, gıybetin ve iftiranın en tehlikeli şeklidir. Milyonlara ulaşabilen bir iftiranın vebali de o kadar büyük olur. İnsanların hatalarını, kusurlarını veya fotoğraflarını alay konusu yapmak, Kur'an'ın kesin olarak yasakladığı bir davranıştır (Hucurât, 49/11).
- Mahremiyeti İhlal Etmemek: Bir başkasının özel fotoğrafını, yazışmasını veya bilgisini izinsiz paylaşmak, büyük bir kul hakkı ihlali ve emanete ihanettir.
- Siber Zorbalık ve Kırıcı Üslup: Anonimliğin arkasına sığınarak insanlara hakaret etmek, onları taciz etmek (siber zorbalık), ahlaki bir çöküntüdür. Mümin, "elinden ve dilinden başkalarının güvende olduğu kimsedir." Bu güvenlik, sanal alemde de geçerlidir.
3. Gösteriş (Riya) ve Kibir'den Uzak Durmak
Sosyal medya, nefsin kendini gösterme ve beğenilme arzusunu en çok körüklediği yerdir.
- İbadeti Sergilememek: Yapılan bir yardımı, kılınan bir namazı veya gidilen bir umreyi başkalarından övgü almak için sergilemek, amelin sevabını yok eden riyadır.
- Nimetleri Kibre Vesile Etmemek: Sahip olunan malı, mülkü, gezilen yerleri veya "mükemmel" aile hayatını, başkalarında haset veya aşağılık kompleksi uyandıracak şekilde sürekli sergilemek, kibir alametidir ve ahlaken sorunludur. Gerçek nimet, şükrü gerektirir, gösterişi değil.
4. Zaman İsrafından Kaçınmak
En değerli ve geri getirilemeyen sermayemiz olan zamanı, saatlerce amaçsızca sosyal medya akışında kaybolarak harcamak, en büyük israf türlerinden biridir. Ahlaklı kullanıcı, sosyal medyayı amaçlı, sınırlı ve bilinçli kullanır. Onu bir amaç değil, faydalı işler için bir araç olarak görür.
5. Gözü ve Kulağı Korumak
Sosyal medya, haram ve helalin iç içe geçtiği bir ortamdır. Müslümanın sorumluluğu, gözünü harama bakmaktan, kulağını haramı dinlemekten korumaktır. Ahlaklı kullanıcı, haram içerik üreten, paylaşan veya teşvik eden sayfalardan uzak durur, önüne düştüğünde ise ondan yüz çevirir.
6. "Güzel Söz" ve Yapıcı Üslup
İslam, her zaman "güzel sözü" (kavl-i leyyin) emreder.
- Tartışma Ahlakı: Fikri tartışmalarda dahi, hakaret etmeden, aşağılamadan, yapıcı ve saygılı bir üslup kullanmak esastır. Amacın üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi olduğu niyetle ve üslupla belli olur.
- Pozitif ve Faydalı Olmak: Sosyal medya, iyiliğin ve güzelliğin yayılması için de güçlü bir araçtır. Bilgi paylaşmak, hayra teşvik etmek, insanlara umut vermek, güzel bir sözle birinin gönlünü almak, sosyal medyanın en ahlaklı ve en sevaplı kullanım şekilleridir.