Son Konular

Zekât Ve Sadaka, Toplumsal Adaleti Sağlamada Nasıl Bir Rol Oynar?

ZeberusZeberus doğrulanmış üyedir.

(¯´•._.• Webmaster •._.•´¯)
Yönetici
Katılım
27 Aralık 2022
Mesajlar
342.240
Çözümler
4
Tepkime puanı
641
Puan
113
Yaş
36
Konum
Adana
Web sitesi
forumsitesi.com.tr
Credits
1.439
Meslek
Webmaster
Harika bir soru. Zekât ve sadaka, İslam'ın sadece bireysel birer ibadet olarak görmediği, aynı zamanda toplumsal adaleti, dengeyi ve refahı tesis etmek için tasarladığı temel sosyo-ekonomik kurumlardır. Bu iki kavram, toplumsal adaleti birkaç kilit mekanizma üzerinden sağlar:

Öncelikle, ikisi arasındaki temel farkı anlamak önemlidir:

  • Zekât: İslam'ın beş şartından biridir, yani farz ve zorunludur. Belirli bir zenginlik düzeyine (nisap) ulaşan Müslümanların, mallarının belli bir oranını (%2,5) Kur'an'da belirtilen ihtiyaç sahiplerine vermesidir. Zekât, yoksulun zenginin malı üzerindeki hakkıdır, bir lütuf değildir.
  • Sadaka: Gönüllülüğe dayalıdır. Miktarı ve zamanı belirli değildir. Allah rızası için yapılan her türlü maddi ve manevi yardımı kapsar.
İşte bu iki kurumun toplumsal adaleti sağlamadaki rolleri:



1. Servet Dağılımını Dengelemek ve Tekelleşmeyi Önlemek



Toplumsal adaletsizliğin en büyük nedenlerinden biri, servetin küçük bir zümrenin elinde toplanması ve alt tabakalara yayılmamasıdır.

  • Zekât, servetin durağanlaşmasını engelleyen ve onu sürekli olarak toplumun alt katmanlarına doğru akıtan sistematik bir yeniden dağıtım mekanizmasıdır. Kur'an-ı Kerim, bu hikmeti şöyle ifade eder: "...O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dönüp dolaşan bir servet olmasın diye..." (Haşr, 59/7). Zekât, paranın zenginden fakire doğru akmasını sağlayarak, sermayenin tekelleşmesinin önüne geçer ve daha adil bir gelir dağılımı oluşturur.


2. Yoksulluğu Azaltmak ve Sosyal Güvenlik Ağı Oluşturmak



Zekât ve sadaka, devletin sosyal yardım mekanizmalarına destek olan ve hatta ondan daha köklü olan bir sosyal güvenlik sistemi kurar.

  • Temel İhtiyaçların Karşılanması: Zekât, Kur'an'da belirtilen sekiz sınıfa (fakirler, miskinler, borçlular, yolda kalmışlar vb.) verilir. Bu, toplumun en savunmasız kesimlerinin gıda, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar. Bu sayede hiç kimse sistemin dışında bırakılmaz.
  • Kendi Kendine Yeterliliğe Teşvik: Zekât, sadece anlık bir ihtiyacı gidermekle kalmaz, aynı zamanda fakir bir kimseye işini kurması için sermaye olarak da verilebilir. Bu, kişiyi yardım alan konumundan, bir sonraki yıl yardım eden (zekât veren) konumuna taşıma potansiyeline sahiptir. Amaç, yoksulluğu ortadan kaldırmaktır.


3. Ekonomik Canlılığı Artırmak



Zekât, paranın atıl bir şekilde biriktirilmesini (hazinecilik) engelleyen dinamik bir ekonomik model sunar.

  • Yatırıma Teşvik: Zekât, bir yıl boyunca bekleyen, atıl duran paradan verilir. Bu durum, zenginleri paralarını yastık altında saklamak yerine, onu ekonomiye kazandıracak yatırımlar yapmaya teşvik eder. Çünkü yatırım yapılan para hem artar hem de yeni iş alanları oluşturur. Atıl duran para ise her yıl zekât nedeniyle %2,5 oranında azalır.
  • Talebi Artırma: Fakirlerin eline geçen para, doğrudan piyasaya döner. Temel ihtiyaçlarını karşılamak için harcama yaparlar. Bu, piyasada bir talep artışı yaratarak üretimi ve ekonomik döngüyü canlandırır.


4. Toplumsal Barışı ve Kardeşliği Güçlendirmek



Toplumsal adalet, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir olgudur. Zekât ve sadaka, sınıflar arası uçurumu ve gerilimi azaltır.

  • Haset ve Düşmanlığı Gidermek: Zengin, malındaki fakirin hakkını verdiğinde hem nefsini cimrilikten arındırır hem de fakirin kalbindeki haset, kin ve düşmanlık duygularını giderir. Zekât, zenginle fakir arasında bir minnet ve şefkat köprüsü kurar.
  • Dayanışma ve Merhamet Kültürü Oluşturmak: Özellikle sadaka, topluma bir cömertlik, merhamet ve diğerkâmlık ruhu aşılar. İnsanlar birbirlerinin dertleriyle dertlenmeyi, zor zamanlarda birbirlerine destek olmayı öğrenirler. Bu durum, "Vakıf Medeniyeti" gibi tarihteki eşsiz sosyal dayanışma kurumlarının doğmasını sağlamıştır.
Özetle, zekât ve sadaka, toplumsal adaleti şu şekilde sağlar:

  • Zekât, zorunlu ve sistematik yapısıyla adaletin yapısal temelini atar; serveti dağıtır, yoksulluğu azaltır ve ekonomiyi canlandırır.
  • Sadaka, gönüllü ve esnek yapısıyla bu yapıyı merhamet ve kardeşlik ruhuyla doldurur; anlık ihtiyaçları karşılar, toplumsal dayanışmayı güçlendirir ve bir cömertlik kültürü inşa eder.
Bu iki kurum birlikte işlediğinde, toplum sadece ekonomik olarak daha adil olmakla kalmaz, aynı zamanda manevi olarak daha huzurlu ve sosyal olarak daha bütünleşmiş bir yapıya kavuşur.
 
  1. Konular

    1. 1.280.301
  2. Mesajlar

    1. 1.676.628
  3. Kullanıcılar

    1. 31.573
  4. Son üye

Geri
Üst Alt