Endoplazmik Retikulum ne demektir?
Endoplazmik Redikulum
Endoplazmik retikulum hücrede bulunan, veziküller, tüpler ve sisternalardan oluşmuş bir organeldir. Bu organel çeşitli işlevlerdan sorumludur: membran proteinlerinin veya bir membran içinden geçerek (hücre dışına veya membran çevrili bir organelin içine) salgılanacak olan proteinlerin çevrimi, katlanması ve taşınması; kalsiyum depolanması; ve bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması.
1845 yılında Keith R. Porter, Albert Claude, ve Ernest F. Fullam in 1945, elektron mikroskobu ile yaptığı çalışmalarda, hücre sitoplazmasının dantel şeklinde bir ağ manzarası görünümünde olduğunu saptamıştır. Bu ağ yapı hücrenin ektoplazmasında görülmediği için bu araştırmacılar buna endoplazmik retikulum (plazma içi ağı) adını vermişlerdir.[1] Yapılan daha derin çalışmalarda endoplazmik retikulum'un sitoplazmada bulunan bir koful sistemi olduğu ve bu sistemin bir zarla çevrilmiş olduğu saptanmıştır. Endoplazmik matriks ise koful sisteminin dışında, yani kofullar arasında kalan alanı doldurur. Endoplazmik retikulum,Golgi aygıtı ve lizozomun oluşturduğu yapıya endoplazmik vakuol sistemi adı verilir.
Endoplazmik retikulumun zarınin kalınlığı 50-60 Å kadardır. Kalınlığı hücre zarından az olduğu halde aynı yapıyı gösterir. İki koyu ve arasında bir açık renk tabakadan yapılmıştır.
Endoplazmik retikulumu bir kargo sistemine benzetilebilir. Hücre içinde ve hücre dışına proteinleri taşımayı sağlar. Aynı zamanda bazı hücrelerde glikojen, steroidler, ve diğer makromolekülleri depolar.
Üzerinde ribozom taşıyıp taşımamasına göre ikiye ayrılır.Ribozom bulunduranlara Granüllü,bulundurmayanlara granülsüz endoplazmik retikulum denir.Granüllü endoplazmik retikulum protein sentezinde; granülsüz ise karbonhidrat, lipit ve steroid metabolizmasında görevlidir.Granül, tanecik demektir, elektron mikroskobunda bu yapıların üzerinde küçük tanecikler görünmesinden dolayı bu şekilde adlandırılmışlardır.
Endoplazmik Redikulum
Endoplazmik retikulum hücrede bulunan, veziküller, tüpler ve sisternalardan oluşmuş bir organeldir. Bu organel çeşitli işlevlerdan sorumludur: membran proteinlerinin veya bir membran içinden geçerek (hücre dışına veya membran çevrili bir organelin içine) salgılanacak olan proteinlerin çevrimi, katlanması ve taşınması; kalsiyum depolanması; ve bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması.
1845 yılında Keith R. Porter, Albert Claude, ve Ernest F. Fullam in 1945, elektron mikroskobu ile yaptığı çalışmalarda, hücre sitoplazmasının dantel şeklinde bir ağ manzarası görünümünde olduğunu saptamıştır. Bu ağ yapı hücrenin ektoplazmasında görülmediği için bu araştırmacılar buna endoplazmik retikulum (plazma içi ağı) adını vermişlerdir.[1] Yapılan daha derin çalışmalarda endoplazmik retikulum'un sitoplazmada bulunan bir koful sistemi olduğu ve bu sistemin bir zarla çevrilmiş olduğu saptanmıştır. Endoplazmik matriks ise koful sisteminin dışında, yani kofullar arasında kalan alanı doldurur. Endoplazmik retikulum,Golgi aygıtı ve lizozomun oluşturduğu yapıya endoplazmik vakuol sistemi adı verilir.
Endoplazmik retikulumun zarınin kalınlığı 50-60 Å kadardır. Kalınlığı hücre zarından az olduğu halde aynı yapıyı gösterir. İki koyu ve arasında bir açık renk tabakadan yapılmıştır.
Endoplazmik retikulumu bir kargo sistemine benzetilebilir. Hücre içinde ve hücre dışına proteinleri taşımayı sağlar. Aynı zamanda bazı hücrelerde glikojen, steroidler, ve diğer makromolekülleri depolar.
Üzerinde ribozom taşıyıp taşımamasına göre ikiye ayrılır.Ribozom bulunduranlara Granüllü,bulundurmayanlara granülsüz endoplazmik retikulum denir.Granüllü endoplazmik retikulum protein sentezinde; granülsüz ise karbonhidrat, lipit ve steroid metabolizmasında görevlidir.Granül, tanecik demektir, elektron mikroskobunda bu yapıların üzerinde küçük tanecikler görünmesinden dolayı bu şekilde adlandırılmışlardır.