We have detected that you are using AdBlock.

Please disable it for this site to continue.

Hamilelikte Stres ve Doğum Sonrası Depresyon

SoruCevap

Üye
Katılım
17 Ocak 2024
Mesajlar
0
Çözümler
1
Tepkime
65
Time online
0
Puanları
318
Yaş
36
Coin
256,935
Hamilelik Stresi Bebeğimi Nasıl Etkiler?

Annedeki stres hormonları plasenta duvarını aşabilir ve plasenta, her zaman, koruma görevini %100 sağlayamaz. Anne rahmine ve plasentaya daha az kan gider; oksijen dağılımı azalır. (%15 oranında stres, bebeğe geçer.)

Fakat buna rağmen gebelik sürecinde strese maruz kalan bebek, doğduktan sonra gündelik hayatta sosyal bir stres kaynağı ile karşılaştığında onunla daha iyi baş ediyor. Yani eğer ben ilk evimde hiç stres yaşamadıysam sonraki içine doğduğum evde ilk defa stresle karşılaştığımda onunla baş edemem. Bağışıklık kazanmak gibi… Çünkü stres yaşadıkça, stresle baş etme kapasitemiz gelişir. Her zaman için doz önemli.

Ayrıca 2.Trimesterde (14-27. Hafta, ikinci 3 ay) salgılanan özel bir enzim sayesinde bebek strese karşı daha korunaklı. Bu enzim, kortizolü dönüştürüyor.
Kronik Stres Neye Sebep Olabilir?

Prenatal dönemde (Doğum öncesi):
Düşük yapma

Erken doğum

Düşük doğum kilosu

Postnatal dönemde (Doğum sonrası):Yeme/emzirme problemleri

Uyku problemleri

Sindirim problemleri

Aşırı ağlama

Huzursuz yapı

Zor mizaç

Uyum, dikkat, hafıza sorunları

Hiperaktivite

Depresyon

Hamilelik Depresyonu

TR’de %30’unda depresyon

Doğum sonrası depresyon için en büyük risk faktörü, gebelik sırasındaki depresyondur.

Türkiye’de 5 anneden 2’si doğum sonrası depresyon yaşamaktadır.
Doğum Sonrası Hüznü (Baby blues)

10 anneden 8’inde görülür. (%80)

İlk 10 gün içinde ortaya çıkıyor.

1-2 gün ila 2 haftaya kadar sürebilir.

Ağlama nöbetleri, duygusal dengesizlikler, kaygılı ruh hali

Bu durum çok doğal. 2 hafta içinde değişmezse doğum sonrası depresyondan şüphelenebiliriz.
Postpartum Depresyon (Lohusalık Depresyonu)

Depresif semptomlar
: devamlı üzüntülü, endişeli veya boş bir duygu durumu, cinsel aktiviteler de dâhil olmak üzere eskiden ilgi çekici gelen aktivitelere karşı ilgi kaybı, olağandışı yorgunluk, düşük enerji seviyesi, iştah kaybı veya aşırı yeme, uyku bozuklukları ve uykusuzluk, fazla erken veya geç uyanma, umutsuzluk, suçluluk, değersizlik, çaresizlik duyguları, sosyal geri çekilme, konsantrasyonda, hafızada ve karar vermede bozulmalar ve zorlanmalar, olağandışı huzursuzluk ve asabiyet, baş ağrıları, sindirim sorunları, intihar veya kendine zarar verme hakkında düşünceler.

Çocuk için bir şey hissedememe,

Bağlanma sorunları,

Çocuğa zarar vermeyle ilgili saplantılı düşünceler,

Ona bir şey olacak korkusu,

Yetersiz hissetme ve bunu paylaşma korkusu, (tabu… toplumda idealize edilmiş annelik rolü)

Yalnızlık duygusu,

İntihar düşünceleri,
 

Create an account or login to comment

You must be a member in order to leave a comment

Create account

Create an account on our community. It's easy!

Log in

Already have an account? Log in here.

Üst Alt