Cennet,
İslam inancında saadet ve mutluluk dolu sonsuz bir yaşam mekânı olarak kabul edilir. İnsanların dünya hayatında
Allah'a itaat ederek ve iyi ameller işleyerek kazandıkları bir mükâfat olarak kabul edilir.
Cennet, içinde nimetlerin bulunduğu, sonsuz huzur ve refahın olduğu bir yer olarak tasvir edilir.
İslam inancında
Cennet'in detayları
Kur'an ve hadislerde anlatılır.
Cehennem ise,
Allah'a isyan edip günah işleyenlerin cezalandırıldığı yerdir. İnanışa göre,
cehennem ateşten bir yerdir ve içindeki azap sonsuzdur. Kişinin dünya hayatında işlediği günahların kavuran ateşte cezalandırılacağına inanılır.
Cehennem,
Kur'an'da ve hadislerde detaylı bir biçimde tarif edilmiştir.
Sırat-ı Müstekîm,
İslam inancında dünya ile
ahiret arasındaki köprü olarak kabul edilir. Ölüm anında insan, Sırat-ı Müstekîm üzerinden geçer ve
ahiret hayatına adım atar. Sırat, dik, ince ve keskin bir köprü olarak tasvir edilir. İnanışa göre, insanın dünya hayatında işlediği iyi ve kötü amellerine göre Sırat-ı Müstekîm üzerinde yol alması ve kaymadan Cennet'e ulaşması veya kayıp Cehennem'e düşmesi söz konusudur.
Berzâh ise, ölüm ile
ahiret arasında geçici bir dönem olarak kabul edilir. İnsanın ölümünden sonra dirilmesine kadar geçen süreç anlamına gelir. İnanışa göre, bu dönemde insanın ruhu bedeninden ayrılır ve ruh, ölüm sonrasında sorguya çekilir. İyi ameller işleyenlerin bu süreçte rahatlık ve huzur içinde beklediğine, kötü ameller işleyenlerin ise azap çektiğine inanılır. Bu dönemde ise kişinin dünya hayatında kazandığı amellerin kendisine yansıdığına inanılır. Berzâh dönemi,
Kur'an ve hadislerde detaylarıyla anlatılmamıştır, ancak İslam geleneğinde genel bir kabul görmüş bir kavramdır.