Puan
113
Çözümler
4
- Katılım
- 27 Aralık 2022
- Mesajlar
- 342.424
- Çözümler
- 4
- Tepkime puanı
- 1.787
- Puan
- 113
- Yaş
- 37
- Konum
- Adana
- Web sitesi
- forumsitesi.com.tr
- Meslek
- Webmaster
Kutsal Kitap, özellikle Eski Antlaşma'da, ondalık (gelirin veya ürünlerin onda birini Tanrı'ya adanmış bir amaç için ayırmak) uygulamasından ayrıntılı olarak bahseder. Yeni Antlaşma'da ise ondalık, yasal bir gereklilik olmaktan çok, gönüllü cömertlik ve sevgi dolu verme ilkelerine dayalı bir eylem olarak ele alınır.
Eski Antlaşma'da ondalık, İsrail ulusunun sosyal ve dini hayatının temel bir parçasıydı ve esas olarak üç amaca hizmet ediyordu:
Levili kabile üyelerinin miras olarak toprak payı yoktu, bu yüzden kendilerini tapınak hizmetine (Tevrat'ta adıyla Çadır ve sonraki dönemde Tapınak) adayabilmeleri için geçimleri, diğer kabilelerin getirdiği ondalıklarla sağlanırdı.
Ondalık, sadece Levililer'in değil, aynı zamanda tapınak hizmetlerinin, büyük dini bayramların ve festivallerin masraflarını karşılamak için kullanılırdı.
Her üç yılda bir toplanan ondalığın bir kısmı, dul kadınlar, yetimler ve yabancılar dahil olmak üzere toplumun en yoksul kesimini desteklemek için ayrılırdı. Bu, Tanrı'nın adalet ve merhamet karakterini yansıtıyordu.
Kınama: Eski Ahit'te Tanrı, halkını ondalık vermeyi ihmal ettikleri için sertçe kınar ve bunu "Tanrı'yı soymak" olarak nitelendirir (Malaki 3:8-10).
Yeni Antlaşma, Hristiyanları yasal bir zorunluluk (yüzde 10 kuralı gibi) altına sokmaz, ancak ondalık uygulamasının arkasındaki ilkeleri yüceltir.
Hristiyanlar, Mesih'in Eski Antlaşma yasasını tamamladığına inanırlar. Bu nedenle kurtuluş, ondalık verme gibi yasal işlerle değil, imanla sağlanır. Yeni Antlaşma, ondalık vermeyi bir zorunluluk olarak tekrar tesis etmez.
Yeni Antlaşma, ondalık yerine daha yüksek bir standart olan gönüllü cömertliği ve bütün varlığı vermeye istekliliği vurgular.
İsa, Ferisileri eleştirirken ondalıktan bahseder:
Hristiyanlıkta, ondalık (yüzde 10), cömertliğin asgari başlangıç noktası veya kılavuzu olarak görülebilir, ancak kesin bir yasa değildir. Bir Hristiyan'ın vermesi gereken miktar, yasal bir gereklilik yerine, ne kadar kazanıldığına, ne kadar ihtiyacı olduğuna ve Tanrı'nın lütfuna ne kadar minnettar olduğuna bağlıdır. Temel ilke, düzenli, sevinçli ve fedakâr cömertliktir.
Eski Antlaşma'da Ondalık (Zorunlu Yasa)
Eski Antlaşma'da ondalık, İsrail ulusunun sosyal ve dini hayatının temel bir parçasıydı ve esas olarak üç amaca hizmet ediyordu:
1. Din Adamlarını Desteklemek
Levili kabile üyelerinin miras olarak toprak payı yoktu, bu yüzden kendilerini tapınak hizmetine (Tevrat'ta adıyla Çadır ve sonraki dönemde Tapınak) adayabilmeleri için geçimleri, diğer kabilelerin getirdiği ondalıklarla sağlanırdı.
"... İsrail'de alınan bütün ondalıkları miras payı olarak Levililer'e verdim; yapacakları hizmete, Buluşma Çadırı'ndaki hizmete karşılık..." (Sayılar 18:21)
2. Tapınağın ve Bayramların Finansmanı
Ondalık, sadece Levililer'in değil, aynı zamanda tapınak hizmetlerinin, büyük dini bayramların ve festivallerin masraflarını karşılamak için kullanılırdı.
3. Fakir ve Yabancıların Desteği
Her üç yılda bir toplanan ondalığın bir kısmı, dul kadınlar, yetimler ve yabancılar dahil olmak üzere toplumun en yoksul kesimini desteklemek için ayrılırdı. Bu, Tanrı'nın adalet ve merhamet karakterini yansıtıyordu.
Kınama: Eski Ahit'te Tanrı, halkını ondalık vermeyi ihmal ettikleri için sertçe kınar ve bunu "Tanrı'yı soymak" olarak nitelendirir (Malaki 3:8-10).
Yeni Antlaşma'da Ondalık (Gönüllü İlke)
Yeni Antlaşma, Hristiyanları yasal bir zorunluluk (yüzde 10 kuralı gibi) altına sokmaz, ancak ondalık uygulamasının arkasındaki ilkeleri yüceltir.
1. Mesih Yasanın Sonudur
Hristiyanlar, Mesih'in Eski Antlaşma yasasını tamamladığına inanırlar. Bu nedenle kurtuluş, ondalık verme gibi yasal işlerle değil, imanla sağlanır. Yeni Antlaşma, ondalık vermeyi bir zorunluluk olarak tekrar tesis etmez.
2. Gönüllülük ve Cömertlik İlkesi
Yeni Antlaşma, ondalık yerine daha yüksek bir standart olan gönüllü cömertliği ve bütün varlığı vermeye istekliliği vurgular.
- Sevinçle Vermek: Havari Pavlus, Hristiyanları "herkesin yüreğinde kararlaştırdığı kadarını, gönülsüzce ya da zorla değil, neşeyle vermeye" teşvik eder (2. Korintliler 9:7).
- Gelirden Daha Fazlası: İsa, bir dul kadının attığı küçük madeni paraların, zenginlerin verdiği büyük miktardaki ondalıktan daha değerli olduğunu göstererek, vermenin miktarından çok kalbine ve fedakarlığına baktığını vurgular (Luka 21:1-4).
- İhtiyaçlara Karşılık Vermek: Yeni Antlaşma'da toplanan paralar, öncelikle yoksullara, hizmet edenlere ve topluluğun ihtiyaçlarına yönelikti (Elçilerin İşleri 4:34-35).
3. İsa'nın Onaylaması (İki Ucu Keskin Kılıç)
İsa, Ferisileri eleştirirken ondalıktan bahseder:
Bu ayet, İsa'nın ondalık uygulamasına karşı olmadığını, ancak vicdanı, adaleti ve merhameti ihmal ederek sadece yasal gerekliliği yerine getirmenin yanlış olduğunu vurguladığını gösterir."Vay halinize, ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Nanenin, dereotunun ve kimyonun ondalığını verirsiniz de, Kutsal Yasa'nın daha önemli konularını—adaleti, merhameti ve sadakati—ihmal edersiniz. Bunları yapmanız gerekirdi, ama ötekileri de ihmal etmemeniz gerekirdi." (Matta 23:23)
Özet
Hristiyanlıkta, ondalık (yüzde 10), cömertliğin asgari başlangıç noktası veya kılavuzu olarak görülebilir, ancak kesin bir yasa değildir. Bir Hristiyan'ın vermesi gereken miktar, yasal bir gereklilik yerine, ne kadar kazanıldığına, ne kadar ihtiyacı olduğuna ve Tanrı'nın lütfuna ne kadar minnettar olduğuna bağlıdır. Temel ilke, düzenli, sevinçli ve fedakâr cömertliktir.